dinleyin ve kendinizden geçin :*

25 Ağustos 2016 Perşembe

Merhaba.Ne Boklar Yedim!!!




     Merhaba pıtırcık blog yazarları ve ponçik okuyucularım. Nasılsınız? Umarım çok iyisinizdir ve yolundadır her şey. Beni soracak olursanız içi boş bir ıslak mendil paketi gibiyim. Görünce bir umut sarılıyorsunuz, ama sonra bir heves açıp yokluğu görünce ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz.

     Buraya yazmadığım zamanlarda kelimelerin ve onların oluşturduğu cümlenin tam anlamıyla Allah belamı verdi. Evet, normalde Allahcım ile aram uzun zaman iyiydi, ama baktı ki ben akıllanmayacağım beni düzenli olarak oradan oraya savurarak aklımı başıma getirmeye çalıştı diye düşünüyorum.

     Aslında yazmak istediğim çok şey var, ama inanın nereden başlayacağımı bilmiyorum; uzun zaman oldu ben de farkındayım. Bir insan neden yazmaya başlamak ister ve sonra neden birden bırakır bilmiyorum. Kendimi düşündüğüm zaman, ilk yazmaya başladığım zamanlar yani, anlatmak istediğim söylemek istediğim çok şey vardı. İnsanlar beni okusunlar istiyordum, en iğrenç hayat benimki diye düşünüyordum. Zamanla benimkiyle yarışacak hatta benimkini sikip atacak hayatlar tanımaya başladım. Yalnız olmadığımı her gördüğümde birkaç taş daha oturdu içimde olması gereken yerlere. Canım sıkkın olduğunda ve ben bir şeylere anlam vermeye çalıştığım her seferinde tuttu mutlaka birileri ellerimden. evet belki göz yaşlarımı silemediler ekrandan ellerini uzatamadıkları için, ama kurdukları her cümle söyledikleri her söz ellerimden tutup beni ayağa kaldıran ve ilerlememi sağlayan birer kuvvete dönüştü. Şimdilerde de yazacak, söyleyecek çok şeyim var; sadece buna gücüm yok sanırım. İnsan kısa zamanda çok hayat tanıyıp hem yardım edip hem yardım alınca böyle oluyor sanırım. içinde bir şeyler doyum noktasına ulaşıyor ve istemeden de olsa duruyor. bu sadece bana olmadı birçok blog yazarına oldu ve oturup nedeni tartışılabilir. ben kesin bir şey söyleyemiyorum.

     Bana ulaşan her insandan lütfen tekrar yazmaya başla repliklerini defalarca kez dinledim. her defasında bir zamanı var dedim, ama şu an çok daha iyi anlıyorum ki ben kendi zamanımı kaybetmişim. Werther olmak hiç o kadar kolay bir iş değil. Beni, hayatımı ve yaşadıklarımı okuyan birçok insandan, keşke senin yerinde olsam, iç çekişli cümleler okudum. Bana inanın bu kadar acıyı kaldıramazsınız. yaşadığım ne kadar boktan şey varsa hepsini pozitif bir şekilde esprili bir dille yazdığım için cesaretlenen çok kişi oldu. kiminin kahramanı oldum, kimine umut oldum, kiminin arkadaşı oldum, kimisi benden nefret etti, ama bir şeyler olmayı başardım ve mutluyum. Beni örnek alanlar için söylüyorum, UMARIM BAŞINIZA BİR ŞEY GELMEMİŞTİR :D

     Yazma yeteneğimi kaybettiğimi düşünüyorum aslında. Önceden aklıma gelen şeyleri saniyeler içinde giriş gelişme sonuç diye klişe bir şekilde belirler yazmaya başlayınca da altlarını doldururdum. Götü başı dağıttığımdan beri bırakın girişi gelişmeyi, girenim çıkanım belli değil. Hemen fesatlaşıp ooooo ha bire veriyormuş orospu demeyin sakın. Onu kast etmedim, onu kast edeceğim zamanlar da gelecek. Eskiden öyküler yazardım, şimdi başımdan geçen olayları bile yazamıyorum. Allahcım her şey için özür dilerim, yeteneğimi bana geri ver lütfen.

     Biraz yaşlılar gibi konuşup eskiden buralar çok güzeldi demek istiyorum. Gerçekten daha çoktuk, kalabalıktık ve cıvıl cıvıldık. Birbirimize sahip çıkardık, blog kültürü benim için bambaşkaydı. Aklında soru işareti kalanlar için evet burası benim için başka bir kültürdü, çünkü biliyorum ki buralar kendini bulma arayışında olanlar için bambaşka bir yerdi. Ben diyeyim feleğin çemberi, siz deyin hayatın tokadı... Bir şekilde teker teker savrulup bir yerlere gittik. Yeni gelen taze blog yazarları olurdu bizi okuyup yazmaya başlayan hep birlikte hoş geldine giderdik. Hala bizleri okuyup bir heves blog açan yeni pıtırcıklar var mı bilmiyorum, çünkü herkeslerin burada olduğu son dönemlerde gelenler bile birkaç yazıdan sonra ortadan kayboldu.
Twitter DM'ye vemaillere falan baktım geçenlerde. Zamanında kimlerle arkadaş olup neler neler konuşmuşuz. yıllar içinde ne olduysa unutmuşuz birbirimizi, bir yüreğim burkuldu.
 UMARIM HERKES İYİDİR :D

     Biraz geçmişe gittikten ve özlem duyduğum şeyleri yazdıktan sonra gelelim bana. Kezban Werther'in Evrimi Bölüm 5'te duygusal bir yazı yazmıştım. o yazıdan sonra telaşlanan merak eden insanlar oldu, ama benim salaklığım yazıya sonuç kısmı eklemeyi unutmuşum. merak etmeyin arkadaşlar HIV+ değilim, ama o dönemde ve sonrasında bununla ilgili çok şey öğrendim. Aylar aylar öncesinde söz verdiğim ve tabii ki yazamadığım cinsel sağlık dersleri konseptli yazımı umarım en kısa zamanda yazabilirim. Hepimizin başından geçen ve kolay atlatılabilecek şeyler bazen yanınızda kimse olmayınca sizi içinden çıkılmayacak koca bir boşluğa sürükleyebilir biliyorum. Hep diyorum istediğiniz zaman yardım almak için yazabilirsiniz.

     Blog demirbaşları da ortadan kaybolmuş sanıyorum. Önceden halkı bilinçlendirme projelerinde O gay ben de ile beraber çalışırdık. Bi gay'i de unutmamak lazım tabii. Onun da blogu çok güzel içeriklerle doludur. Gerçi sanıyorum ikisi de bir huzur evine yerleşip elini eteğini çekti  bu işlerden, malum yaşlılar. ( ahahahahahha laf atmasam olmazdı.)

     Bu yazı resmen günah çıkarma mı desem, geçmiş yılların bende bıraktığı şeyler mi desem o gibi bir konsepte sahip oldu sanırım bilmiyorum. Bloger buluşmalarını apayrı özlediğimi belirtmem gerek. en sonunsunu yıllar önce yapmıştık ve tadı hala damağımda inanın.

     Hepinizin beklediği yere gelelim, ben hiç seks yapmadım mı? biliyorum sikişli sokuşlu yazıları okumayı çok seviyorsunuz. Alınmayın sakın kızmıyorum, zira ben de çok güzel yazıyorum öyle yazıları kabul ediyorum :D
O yazılarım yüzünden az insan yazmadı bana, kimlerle uğraştım kimlerle. Bu arada kimler yazdı derken yazmayan insan sayısı da çok. Nasıl yani diyecek olursanız, son zamanlarda başıma böyle birkaç defa geldi. Benimle tanışmak sohbet etmek isteyen insanlar bana yazmaya çekinmişler cevap vermem ya da terslerim diye. Pıtırcıklar benim insan terslediğim nerede ne zaman görülmüş, çekinmeden yazabilirsiniz tabii ki üslubunuza dikkat ederek :) Twitter DM herkese açık, dilediğiniz gibi yazabilirsiniz. Ben fenomen mi oldum da götüm kalksın cevap vermeyeyim. Ha olursam orası başka.( :D ) Mail adresimi zaten biliyorsunuz :)

     Benim bu zamana kadar sadece bir tane sevgilim oldu ve siz bunu bilmiyorsunuz, çünkü yazmadım. Bu yılın nisan ayında başladı ve Ağustos ayında bitti. Teorik olarak 1 ayrıdır pratikte ise 2 haftadır ayrıyız. barışmayı düşünmüyorum. Bunu size detaylı bir şekilde yazacağım. Gerçek acıyı bu dört ayda yaşadım ben be hehehehheyt. Eso besocuğum çekirdeğini gazozunu hazırla ve kendini bana bırak :D

     Detaylı bir şekilde yazacağım bir başka şey ise hastalıklar, çünkü başımdan bin bir türlü melanet geçti ve yaşadığım şeyleri sizlerle  paylaşmak istiyorum ki hem benimle aynı şeyleri yaşayanlar hem de yaşadıklarında burayı okuyacak kişiler yalnız olmadıklarını bilsinler.

      Bir başka detaylı yazım ise evet evrim hikayelerim olacak. tabii ki orayı boş geçmeyeceğim :D


Hepinizi çok özledim ve seviyorum. Acı çekmeye devam ettiğimi bilin :D
Bu sanırım blog hayatımın ikinci yarısının merhaba yazısı oldu. bundan sonra ihmal etmeyeye çalışacağım.

NOT: Patrick orospusunu çok özledim yakında buluşacağım.

NOT 2: Pistis kevaşesini yakında nikahlı karım olacak, kendisiyle formalite evlilik yapma planımız var. (yüzük müzük almam ona göre.)

NOT 3: Zengin ve yakışıklı kocamı hala bekliyorum. 

NOT 4: Hornet'i nerdeyse 1 yıldır kullanmıyorum. nedense yeniden açmaya çekiniyorum. sizce açsam mı?

8 yorum:

  1. Nostaljiii oldum resmennn :) yaslandigimi hissettimm alabhimmm��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaaaaaaaaaaa one girlüm two boyum anneeemmmm nerelerdesin sen :D çok özledim seni :) inan ben de nostalji içinde kayboldum.
      en kısa zamanda dön aramıza, seviliyorsun :*

      Sil
  2. Yeteneğini kaybetmedin bence, benim de başıma aynısı geldi. Eskiden herkese içimizi açamadığımızdan mıdır nedir, bıraksalar 47382992 sayfa blog yazardık. (Yani ben yazardım :P ) Şimdi hem o yeni bir şeye başlamakta hevesi gitti, hem de anlatmamız gereken şeylerin çoğunu anlattık diye böyle bi durgunlaştık sanki. Ben kendi blogumdan örnek vereyim mesela, ilk açtığımda ayda en az 1 yazı yazardım. Her detayı eklerdim. Kızgınsam kinimi kusardım rahatlardım. Şimdi olay "sevgili günlük bla bla" tarzına dönmesin diye, sadece çok önemli şeyleri kayıt altında tutup, hepsini bir yazıda toplamayı düşünüyorum. Bu arada dediğin doğru; ortalıkta kimseler kalmamış. Herkes birden elini ayağını çekmiş gibi. Neyse fazla uzatmayayım, sessiz sessiz takip edenlerdenim ben seni, yeni yazını görünce sevindim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. söylediklerinde haklısın. tükettik biraz anlatacaklarımızı ve anlatmak istediğimiz zaman aynı şeylerin farklı varyasyonlarına kayacaktı ve çekindik bundan :)
      takipte olmana sevindim, kendine çok dikkat et, öpüyorum :*

      Sil
  3. Ben arada yazmaya devam ediyorum bu bir

    ikincisi de yaşlı mı :O "birisi dil altı hapımı getirsin"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay hani nerelerdesin hiç görmüyoruz seni :D daha çok yaz aşkım :*

      hapın hemen geliyor :D

      Sil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Simdi ben mailinizide bilmiyorum,tweeterinizide nasil ulasayim ki size??? :)

    YanıtlaSil