dinleyin ve kendinizden geçin :*

16 Ocak 2014 Perşembe

KEZBAN WERTHER'İN EVRİMİ BÖLÜM 3




     Merhaba çok pıtırcık bloggerlar ve ponçik okuyucularım nasılsınız? umarım iyisinizdir ve yolundadır her şey :) 

Ben mi? 

Ben bugün kendimi kayıp şehir atlantis gibi hissediyorum. Varlığı dillerde efsane, ama gerçekliği akıllarda soru işareti olanından...

     Çok uzun zamandır yazmadığımın bende farkındayım, ama nedenini sormayın inanın bilmiyorum. Aslında yazacak malzeme bol ama bir şekilde elim gitmedi işte.

     Sizleri şimdiden uyarmalıyım, çünkü okuyacağınız bu yazı biraz uzun olacak. Elimden geldiğince sizi sıkmamaya çalışacağım ama sıkılırsanız da kaldığınız yeri unutmayın, sıkıntınız geçince dönüp okursunuz :D

                                           *                                      *                                         *

     Kendimi ne zaman kaybettiğimi hatırlamıyorum. Kaçıncı adamda bu kadar kayboldum fark edemedim doğrusu. Gözüm kapalı harcadığım kimdi ya da neydi umursamadım.
Masumluğum, hayallerim, duygularım, enerjim, gençliğim ya da bedenim...
Hiçbir şey aklımı kurcalayıp kalbimi meşgul etmedi.

     Bu sabahki on dördüncüydü... Evet, ilkinin üzerinden tam tamına 13 adam geçmişti, hem de bu kadar kısa bir zamanda, sadece 4 ayda. 

Bilmediğim eller dokunmuştu tenime... 
Tanımadığım nefesler karışmıştı nefesime... 

     Yabancı gözlerde görmüştüm arzulandığımı, ama daha sonra çok tanıdık bir gözde gördüm kendime yabancılaştığımı. 
Aynada gördüğüm şey ben değildim. Hem fiziksel olarak değişmiştim hem de ruhsal olarak. 
Vücudum daha sıkı ve esnekti, gözlerimde gördüğüm şey ise tatmin olmuşluğun ve açlığın getirdiği kibirli bir boşluktu sadece. Durumun en kötü tarafı ise bundan rahatsızlık duyup duymadığımı bilmiyor oluşum.

     İlk deneyimim olarak saydığım arabalı maceramdan sonra hayatım gerçekten değişti, çünkü benim hayata bakışım değişti sanırım. benim için çok özel olduğundan ilk maceramı sizlere çok detaylı anlatmıştım, her şeyiyle... Şimdi sizlere geri kalan 12 adamı anlatacağım. neden 13 değil diye sorabilirsiniz, ki haklısınız da.
13.adam da çok özeldi ve onuda size her şeyiyle anlatmak istiyorum,  ama önce aradakileri kısaca bir halledelim.

     Arabadan inip de eve gittiğim zaman her şey yolundaydı. Pişman, yorulmuş ve dağılmış değildim, aksine yaptığım şeyi tekrarlamak istiyordum. 

Grindırımı açıp yeni insanlarla tanışmayı bekledim. 

     O, bana yazdığında ben başkasından haber bekliyordum aslında. 

Sevgili olacağımızı düşündüğüm bir çocukla yazışıyordum iki üç gündür ve İstanbul'dan gitmeden önceki gün onunla buluşacaktım. o kadar heyecanlıydım ki anlatamam. önce yemek yeyip sohbet edecek sonrada ona geçecektik. konuşmalarımız çok tatlı bir seviyede ilerliyordu, oda bende sevgili arıyorduk ve birbirimizi beğenmiştik. Gün içinde bana buluşamayacağımıza dair bir mesaj attı ve ben yıkıldım. işi çıkmıştı, şehir dışına gitmesi gerekiyordu, akşama yetişmeye çalışacağına söz verdi ve tabii ki yetişemedi. o kadar incinmiştim ki anlatamam. ben de bana yazan diğer çocuğa cevap verdim. kimden ya da neyden intikam alıyordum sanki anlamadım. sonuç olarak o çocuk benim neyim oluyordu da... her neyse.

ADAM 1:     Bu çocuk İtalya'dan yeni gelmişti. paraya bok dahi demeyecek kadar zengin olan birisiydi, ama tipi var mı diye soracak olursanız zerre yoktu. Allahcım çirkin şansı versin hepimize dostlar ne diyeyim. sonuç olarak bende ona bir şanstım yani. boşuna demiyorum, ben çirkinlerin şansıyım diye. bu çocuk ilk defa bana diğer çocuk tarafından ekildiğim gün yazmamıştı tabii. fotoğrafımı gördüğü ilk günden beri, beni ağına düşürmek için elinden gelen her şeyi yapıyordu. Beyoğlu'nda aile apartmanları vardı. gelip beni arabayla almasını söylediğimde gideceğimiz yerin orası olacağını biliyordum. Aslında bu çocuğun İtalya'da bir porsche'u varmış ama gelirken onu yanında getirmemiş, bu yüzden burada kalacağı süre içerisinde kullanmak için aldığı son model başka bir arabayla idare etmeye karar vermiş. Allah'ım sen o paraları kime veriyorsun gör işte :D
     Şimdi sizden bir şey yapmanızı isteyeceğim pıtırcık okuyucularım, ama lütfen beni kırmayın tamam mı? önce birkaç saniyeliğine serçe parmağınıza bakmanızı istiyorum. Tamam, baktınız mı? şimdide yüzük parmağınıza bakmanızı istiyorum. hadi naz yapmayın iki saniye bakıverin. tamam. işte biraz önce bu adamın ereksiyon öncesi ve sonrası haline şahit oldunuz. teşekkürler türkiye :D
     Aslında buluştuğum her adam çok garipti, hepsiyle ayrı maceralarımız var ama o kadar detaylı anlatmak beni de sizi de yorar pıtırcıklar. bu adamın panik atak gibi bir şeyi vardı ve ne zaman sevişmeye başlasa ereksiyon  sorunuyla birlikte kontrol kaybı yaşıyordu hareketlerinde. ben biran bu yanımda can verecek sandım. ay öyle demeyin dostlar; polisler, ağıtlar, ağlamalar, gazeteler, haberler falan kaldıramazdım. gazete haber falan ne alaka demeyin adam size zengin dedim ama tanınmış demedim sanırım, unuttum işte her neyse :D ay şimdi meraktan kudurursunuz siz ahahhah :D ayrıca ben banyodayken bunun amcasının oğlu bastı bizi ya oralar çok ekşınlı ama merak etmeyin bir şey olmadı :D
     işimiz bittikten sonra geri dönüş yolunda bu bana demesin mi, keşke sen benim sevgilim olsan yaşatırım seni. hem maddi hem de manevi anlamda hayat nasıl yaşanırmış gösteririm sana. sevgi değer nasıl verilirmiş o zaman görürdün, diye. ben  şok şok şok oldum. sonra devam etti, on numarasın valla seni kaçıran adamın aklını sikiyim falan diye. bende gaza geldim ve o anın coşkusuyla sik vallaha dedim ahahahaha :D neyse bu adamı daha fazla anlatmak istemiyorum. bu adamdan sonra kendimi sorgulayıp ilk pişmanlığımı yaşadım.

ADAM 2: Bu arkadaşımızla Ankara'ya döndüğüm ikinci gün konuşmaya başladık. kendisi benle konuşmasından iki hafta önce hayatında ilk defa şans topu oynayarak 230 milyar kazanan köşeyi yeni dönmüş tatlı bir arkadaşımızdı :D offfff bende hep parayı çekiyorum resmen ya deyip sevindim baya bir. adamın zaten 2-3 tane marketi vardı hali vakti yerindeydi. ben marketleri olduğunu duyunca sevinçten havalara uçtum tabii. gelsin çikolatalar, gitsin cipsler, gelsin kolalar, gitsin abur cuburlar  işte hesabı :D ekmeğe falan da para vermem artık, çay şeker yumurta falan da tamam dedim. ev masraflarım yarı yarıya düşecekti kız daha ne olsun  ahahaha :D
     Ben bu çocukla buluşacağım zaman onların evine gideceğimizi zannediyordum ama bu aslında beni çalıştığı için marketine çağırmış. marketin onun olduğunu da zaten oraya gittiğimde öğrendim, yoksa adam ilk konuşmada bana mal varlığını dökmedi. adam dediğimde bu arada 28 yaşında ve tam bir kıro. Ben zamanında çok büyük konuştum sanırım kırolarla işim olmaz diye. sonra çok hoşlandım ben bu çocuktan.
     Bu beni biraz zaman geçince marketin içinde ellemeye başlamasın mı??? dedim dur, napıyorsun sen? kameralar var çekerler bizi. market benim değil mi kameralar benim elimde dedi. İçimden düşünüyorum tabii durumun kötülüğünü. kesin bana burda tecavüz edecek onu da internete porno olarak yayınlayıp üzerimden prim yapacak diye. neyse aradan biraz daha zaman geçti bu tezgahın arkasına geçti ve yerden bir kapak kaldırdı. dedim tövbe tövbe allahım sen bana yardım et, bu sefer kesin sıçtım. beni mahzene kapatıp kendisine seks kölesi yapacak diye. neyse önce kendisi indi aşağı sonra beni çağırdı. ben altımı çoktan doldurmuşum paçalarımdan akmaması için dua ederek paytak paytak ehe-ehe-ihi-ihi diye gülerek gittim.
aşağı bir baktım resmen bir gerdek yatağı var orda. kız o nasıl bir yatak öyle. çift kişilik ve yeşilçam filmlerindeki yatak örtülerinden falan var dantelli. televizyon ve kamera sistemi de aşağıdaymış. televizyondan her şey gözüküyor. dedim aha konulu videoyu çekeceğimiz yer burası sanırım. neyse bu aniden pantolnunu aşağı bir indirdi, bayılacam sandım. tanrım hayatımda gördüğüm en büyük penis karşımda sallanıyor ve daha erekte bile olmamış!!!! o penisten  15-20 tane serçe parmak penisi çıkardı, yine büyük mü konuştum artık bilmiyorum. üstüne bir de adam hard sever çıkmasın mı? kısacası dostlar ben o gün o marketin deposunda arada sırada gelip giden müşterilerin isteklerini onlara vermek için bir aşağı bir yukarı koşan erkek tarafından fena dağıtıldım. giderken aldığım tek şey ise bir tane sakız oldu. ne çayından şekerinden bahsediyorsun gülüm sen :D

ADAM 3: Bu adam Kıbrıslı bir öğrenciydi. bununda parası pulu vardı. öyle ki, bahçelievler gibi bir yerde öğrenci olmasına rağmen tek başına yaşıyordu. konuşması çok tatlıydı. onunla, bir zamanlar açtığım scruff'tan tanışmıştık. ona gittiğimde önce konuştuk, sohbet muhabbet falan güzeldi. sonra internetten yemek söyledik ve tabii ki bütün parayı o ödedi. yok bir de ben ödeseydim zaten yol parası vermişim bir de onu versem geri dönmek için çocuktan hizmet bedeli almam gerekirdi :D
     Yemekler gelene kadar biz zaten bir oynaşma faslı geçirdik. sonra yemekler geldi ve ben daha bir tane patatesi ağzıma götürmemişken o hayvan bütün yemeğini bitirdi. dedim oğlum werther iyi ki yemek söylemişsiniz yoksa bu çocuk açlığa dayanamayıp seni bir lokmada mideye indirirdi. sonra biz bunla sevişme faslına geçtik. çocuklar daha önce bunu söyledim mi bilmiyorum ama bir adama zevk verebiliyor olmak bana zevk veriyor. adam yaptıklarım karşısında inlerken ben egomu tatmin ediyorum sanırım bilemiyorum. her neyse biz bununla sonra onun odasına geçtik yattık falan. zamanında sevgilisi varmış 4-5 aylık mı ne onu bile bu odaya alıp bu yatağa yatırmadım kıymetini bil dedi bana. bende saol paşam ya dedim içimden lütfettin. asıl olay şurda bununla işimiz bittikten sonra bu beni yavaşça okşayarak sevmeye başladı ve biraz zaman geçtikten sonra da bana, seni seviyorum, dedi ve benim kahkalarımın birazı içimde patlarken bir kısmını da yastığın boğulucuğuna kurban verdim. sonra kafamı çevirip teşekkür ederim dedim. benimle sevgili olmak istedi ama ben istemediğim için bir daha görüşmedik.

ADAM 4: bu adam 31 yaşında bir sağlık çalışanıydı. kendi evi vardı ama çoğu zaman ailesiyle kalıyordu. bu adamla iki defa görüştüm ama bana karşı çok kabaydı ve bana kötü davranıyordu. bu yüzden son görüştüğümüzde bunu ciddi anlamda fiziksel olarak tokatladım. sırtında tırnaklarımla baklava desenleri oluşturdum kabarık kabarık ve son olarak da boynuyla kolunda izler bıraktım. hiçbirine karşı çıkmadı ama sonra ya bir gören olursa dedi, bende umrumda değil, bunların geçmesi en azından 2-3 gün sürer sende o arada bunlara baktıkça beni hatırlarsın dedim ve son bir öpücük verip kapıyı vurup çıktım. o kapıdan çıktığımda bir daha geri dönmeyeceğimi biliyordu. çünkü söylemiştim. aslında çok sert ve höyt höyt bir adamdı ama benim yanımda perdelerini kaldırıp çocuklaşıyor ve kimseye göstermediği taraflarını gösteriyordu. bana gitmemem için yalvardı, keşke yaşım daha genç olsaydı dedi. lütfen kal dedi ama ben bir kere incinmiş ve kırılmıştım. bana davranış şekli, kullandığı kelimeler, kurduğu cümleler hepsi işkence gibiydi. tabii ki bunları seks sırasında yapmıyordu, normal muhabbet sırasında yapıyordu. neyse geçti bitti.

ADAM 5: bu adam benden çok çekti pıtırcıklar. çünkü bu adamı eskortum diye kandırdım ahahaha :D yani aslında olay şöyle oldu. ben bununla kendi evlerinde buluştum ki evleri de gerçekten çok güzeldi. biz güzelce konuştuk, yiyiştik, seviştik bütün işlerimizi hallettik geri dönüş yolundayız. haaa bu arada şu ana kadar anlattıklarımın hepsi daha sexe gelmeden oral sexle boşalan adamlardı. yani ben anlamadım. ya ben bir seks ikonuna dönüşüyorum ya da bu adamların hepsinde erken boşlma sorunu var. bu adamda da öyle oldu. daha 5 dakika olmadan bu titreye titreye elime boşaldı. tü lanet gitsin sana dedim içimden. gittim elimi falan yıkadım sonra kırk saat. ne biliym tiksindim.
ne diyordum? hah, geri dönüş yolundayız işte. ben buna şey dedim sana bir sır verebilir miyim? evet, elbette, dedi. Ben aslında yaşım küçük olmasına rağmen çok elit bir çevreyle para karşılığı sex yapıyorum. Çok zengin iş adamları ve isimleri olan insanlarla çalışıyorum sadece. bu çevreye girebilmek için küçük yaşta eğitim almaya başladım ve sonunda kendime bir isim yapmayı başardım. daha yeni yeni tanınıyor ve isteniyorum tabii ama şimdilik her şey yolunda. işlerimiz genelde zonguldak'tan yönetilir. telefon gelir, rakam söylenir ve sen istenilen gün ve saatte istenilen yerde olursun. arada sırada da böyle kaçamaklar yapıyorum kendi zevkim için, sıkılıyorum çünkü. normalde yasak. bizim kendimizi tatmin etmemiz yani mastürbasyon yapmamaız bile yasaktır. amaç kendini müşteriye sakla mantığı. Deneyimsizim dedim ama beni o kadar beğenmenin sebebi bu olabilir, aslında o kadar da amatör sayılmam. yani bana o kadar iyi davrandın ki sana karşı dürüst davranmak istedim, dedim. tabii ben bunları anlatırken ellerim ceplerimde, kafam aşağıda, mahcup bir şekilde anlatıyorum. sanki utanmışım gibi :D bak şimdi yazarken tekrar güldüm aahahahahahha :D :D :D
     Oyunculuk yeteneğimi konuşturdum tabii bu sırada. adam şok oldu, yüzü düştü, sesi titredi. senden nefret ediyorum şu anda, bir daha görüşmek istemiyorum sanırım, dedi. bende neden böyle söylüyorsun ben gerçekten çok üzüldüm, keşke sana bunları söylemeseydim, dedim. Neden İstanbul değil de zonguldak dedi bana sonra. bende, eğer bu işleri birazcık biliyor olsaydın seninle daha rahat konuşabilirdim ama böyle amatör zorular sorup kendini lütfen daha acemi gösterme, dedim. ahahahaha :D yaaa ben içten içe gülmekten öldüm. böyle bir şeyi neden yaptığımı da bilmiyorum. sadece çok sıkılmıştım sanırım.
     Sonra ben buna, şaka yaptım falan dedim de bu bana inanmadı. bende en sonunda peki ama aramızda kalsın olur mu, lütfen kimseye duyurma dedim. bir daha da görüşmedik :D

ADAM 6: bu bizim burda oturan sıradan birisiydi, bununla öyle çok maceramız yok. bu çocuğun tek özelliği evime gelen ilk insan olmasıydı. geleneksel ritüelimiz tamamlandıktan sonra evine gitti ve arada sırada yazıştık sadece.

ADAM 7: bu çocuğu da bizim bu taraflarda oturuyordu. iyi tatlı bir çocuktu ama hasta olmasına rağmen beni öpmek için gösterdiği çaba ve bunda muvaffak olması sebebiyle bir ay kurtulamayacağım bir hastalığa yakalanmama sebep olan ve baya sövdüğüm bir çocuk oldu kendisi. bu beni evine çağırdı bende gittim. hiçbir yakınlaşmamız olmadı. sohbet muhabbet falan, çay börek, çörek. saat ilerleyince bu beni eve bırakmayı teklif etti bende tamam dedim. anam hava nasıl soğuk bunun elleri ceplerinde bende de piçlik var ya bunun koluna girdim, sonrada ellerim çok üşüyor dedim. buda aldı elimi montonun cebine koydu kendi eliyle birlikte. orda anladım bunun bana doğru kaykıldığını :D ertesi gün o bize geldi ve bununla mercimeği fırına verdik. bu da benimle sevgili olmak istedi gibi bir şey oldu ama ben istemedim ve bir daha görüşmedik :D

ADAM 8: Bu çocuk benimle görüşebilmek için kendisini parçaladı. dikmen'de oturuyordu ve penisi 19 cm'di. bunu niye belirttim bilmiyorum ama aklımda kalan tek şey o olmuş sanırım. gerçi sertleşme sorunu yaşayan birisinin 19 cmi olmuş neye yarar öyle değil mi canlarım :D şu zamana kadar yazdığım herkesle sadece bir kez cinsel ilişki yaşayabildim aynı anda çünkü kimse ikinci seferini yapamadı. hayır ya ben çok enerjiğim ya da adamların hepsi fos çıktı. ben iyi tarafından bakmak istiyorum olaya, sanırım bana enerjileri yetmedi ahahahha :D adam ilk seferini zaten zor bela halletti. ben sonra kalktım giyindim, kapıdan çıkarken de , bir daha görüşmek istersen eğer; lütfen ikinci seferi yapacabilecek olduğunu hissettiğinde ara beni dedim ve çıkıp gittim :D

ADAM 9: Bu adam edebiyat öğretmeniydi. hayatımdaki tek pişmanlığımdır sanırım. onunla buluştuğuma buluşacağıma pişman oldum. adam ilişki sırasında neredeyse son nefesini verecek sandım. nefesi daraldı, bi kendinden geçti. bir şeyler yapacağım diye kendisini parçaladı. yok annem dedim, bir daha tövbe!!!

ADAM 10: Bu çocuk bizim okuldandı, hayatında sadece bir defa yurt dışında sex yapmış ve ondan sonra başka bir deneyimi olmamıştı. bende o yollardan geçtim yalnız bırakmamak lazımdır diyerekten bir gün ayarladık ve bize geldi. buluştuğum görüştüğüm çocuklar içinde tipi en iyi olan buydu sanırım, tabii marketçi kıro çocuğu saymazsak. bak yine aklıma geldi hayvan.
Konuştuk sohbet ettik falan derken bu beni kendisine çekip öptü. öpüşmesi fena sayılmazdı. sonra bir o işi falan hallettik, bu da gitti. daha sonra ben bunu okulda gördüm ama o benim onu gördüğümü görmedi. sonra tam ben kafamı çevirdiğimde o beni gördü ve yanıma gelip gelmeme konusunda yaşadığı ikilemi canlı canlı görüp güldüm :D onunla da bir daha görüşmedim.

ADAM 11: Bu çocuğu sürekli grindr'da görüyordum beğeniyordum ama ısrarla yazmıyordum, çünkü biliyordum ki bir gün gelecek ve o çocuk ağıma düşecekti. öyle de oldu. bu bana selam yazdı ve konuşmaya başladık. fotoğrafımı gönderdiğim saniyeden itibaren görüşmek istediğini ısrarla dile getirdi bende ayarlarız bir gün dedim ve ayarladık. EV arkadaşı vardı bir tane. ben rahatsız olurum falan dedim ama o bana bir şey olmaz dedi. iyi dedim gittim. biz sonra odaya geçtik bununla yakınlaştık öpüştük falan. bunda prezarvatif yokmuş, bende o yoksa anal ilişki olmaz dedim. bu çok ısrar etti ama ben hayır canım buna çok karşıyım dedim ve onunla ilişkimiz sadece sevişme boyutunda kaldı.
Burdan çıkarmanız gereken iki şey var ponçikler:
1) Prezarvatifsiz asla ve asla sex yapmayın!!!
2) sevişmek ve sex yapmak birbirleriyle bağlantılı oldukları halde farklı şeylerdir.
Teşekkürler :D

ADAM 12: Bu çocukla grindr'da çok uzun süredir konuşuyorduk. bana attığı fotoğrafta gayet iyiydi. vücudu tipi falan yerindeydi. Bu bana sürekli ben insanları sanal ortamda nasıl tanıyayım önce dışarda görüşürüm sonra olacaksa bir şeyler olur deyip duruyordu. sonra bir gün ben buna müsaitim falan dedim bu da hemen kendini ayarladı ve bu belirlenen gün ve saatte bana kahvaltıya geldi. bir iki lokma yeyip benim odama geçtik. aslında çocuğu görünce biraz hayal kırıklığı yaşadım çünkü fotoğraftakinden kötüydü ama ben insanları dış görünüşlerine göre yargılama huyumu bırakmaya çalıştığım için saçmalama werther dedim. neyse biz bununla başladık sevişmeye, bu sürekli durup durup gözlerimin içine falan bakıyor ve anlamsız bir şekilde mutlu olduğunu görüyorum. seni elde etmek için çok uğraştım falan dedi bana. bende hadi ya dedim. içimden de , pardon ama kim kimi elde etti acaba hani ne zaman ben göremiyorum dedim. 
şunu itiraf etmeliyim ki dostlar ben hayatımda ilk defa orgazm oldum ve bu çocuk beni nirvanaya çıkardı. ellerim ayaklarım uyuştu resmen, bütün vücudum alev alev, başım dönüyor falan böyle bildiğiniz kendimden geçtim. Tabii çocuk içinde aynı şey geçerli olmuş sanırım. o da zevkten öldüğünü beyan etti. sonra bu beni arabasıyla okuluma bıraktı. son model, çok güzel beyaz bir arabası vardı. krem rengi deri koltuklar falan beni mest etti. bununla sevgili olsam ne güzel olur aslında diye düşündüm ama sonra vazgeçtim. neden çünkü ben malım. çünkü ben tip takıntımı bırakamadım ve bana çekici gelmediği için kafamda bitirdim olayı. Çocuk bana ertesi gündü sanırım, hafta sonu sinemaya gidelim dedi. ben zaten anladım bu çocuk benden hoşlanmıştı ve ciddi düşünüyordu. sürekli sınavlarımı sormalar, iyi misin nasıl geçti demeler. gün içinde beni kontrol etmeler. günaydınlar, iyi geceler falan... tabii benim göt olduğumu çocuk ne bilsin. hayır ben hep sevgili istiyorum ama bana gelenleri de kapıdan içeri almıyorum. ne olacak benim sonum bilmiyorum. şu satırları yazarken bile çocuk bana whatsapp'tan yazıyor. 

                                                               *ADAM 13*
Bu adamı size ayrı bir post halinde anlatmak istiyorum canımslar. Eminim ki ben yazarken, sizlerde okurken kendinizden geçeceksiniz :D


     Sizlere geride bıraktığım 4 ayın evrim sürecini anlattım. yazdıklarım çok özet şeylerdi ve dediğim gibi hepsiyle ayrı maceralarım var.
     Bu yazıyı okuduktan sonra, ''biz seni böyle kaşar bilmezdik.''deyip ayıplayacaklarınız olabilir içinizde, ama şunu bilin ki eğer ben bana gelen bütün teklifleri kabul etseydim buraya 10 adam değil 100 adam yazardım. ben sadece içimden nasıl geliyorsa öyle yaşıyorum :D
     Yorumlarınızın benim için çok ama çok değerli olduğunu biliyorsunuz o yüzden çekinmeden istediğinizi söyleyebilirsiniz :D

Hepinizi çok seviyorum ve kocaman öpüyorum. ayrıca şu sıralar Kaan'ın yazdığı bilgilendirici yazıları bir de burdan ayrıca tebrik ediyorum. en kısa zamanda bende halkı bilinçlendirme çalışmalarına döneceğim :D
öpüldünüz :*