dinleyin ve kendinizden geçin :*

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Size Anlatmam Gerekenler Var



     Merhaba sevgili bloggerlar ve ponçik okuyucularımmmmmm nasılsınız? Umarım çok iyisinizdir ve yolundadır her şey :)
     Ben yarım bırakılmış bir öykü gibiyim... Birazı var, birazı yok ve sonu belirsizlik içinde yitip gitme tehlikesiyle karşı karşıya bir öykü gibi... Ruhum tehlikede sanırım.

     Ruhum çok uzun zamandır  boşlukta aslında ve bu öylesine bir boşluk ki vücudumu yalayıp geçen rüzgar beni her savurup ileriye itişinde bir yere çarpıp dinlenmek umuduyla beni inletiyor. Hayatınızda her şeyin yolunda gitmesi içinizdeki kara deliğin kapandığı anlamına gelmiyor hiçbir zaman ne yazık ki.

                                                             **************

     Aslında geçen hafta cuma günü ben istanbul'a gidecektim. Cumartesi günü çok özlediğim pıtırcık bloggerlarla buluşacak, pazar günüde hep birlikte onur yürüyüşüne katılıp kendimizi yırtarak bağırıp çağıracak ve temelde insan olmanın verdiği bir onuru simgeleyecektik...

     ''-dik, -dim'' diyorum çünkü planladığım hiçbir şey tahmin ettiğiniz ve belkide aslında çoktan anlamış olacağınız üzere olmadı!

     Tamam itiraf ediyorum hepsi benim mallığım... Dürüstlüğüne doymayan benin bok yemeleri yine evet! Doğrucubaşıyım ya ben ondan! doğrucu Davut'um ya ondandır belkide!

     Anneme İstanbul'a gideceğimi ve orada arkadaşlarımla buluşacağımı söylediğim ilk andan beri bir yarım ağız davranıyordu bana ve bir gün bombayı patlatıp ''Orada nasıl arkadaşlarınla buluşacaksın acaba bilemiyorum...'' imasında bulunduğu bir cümle kurdu bana. ben anladım tabii benim orada kendim gibi insanlarla buluşacağımdan endişe duyduğunu.

     Anneme açıldığım ilk andan beri ona karşı hiçbir şey saklamayacağıma dair söz vermiştim ben. bana her ne kadar kızarsa kızsın hep doğruyu söyleyecektim. bende bu yüzden içindeki şüpheyle yaşayıp tedirgin olmasın diye tam yola çıkacağım gece, otobüsüme saatler kala anneme orada kendim gibi insanlarla buluşacağımı söyledim. Ona, ''Gey, lezbiyen ve biseksüel arkadaşlarım da var benim ve ben bu durumdan çok mutluyum.'' dedim. Annemin gözlerindeki değişimi benim gibi görebilmenizi isterdim. ışığı kayboldu ve biranda o kadar karanlığa gömüldüler ki. onları kaplayan hırs mı, öfke mi, kızgınlık mı yoksa nefret miydi bilmiyorum gerçekten. bildiğim tek şey anlamının iyi olmadığıydı. Annem sinir krizi geçirmemek için kendisini zor tutuyor gibiydi sanki. Kendisi istediği gibi bağırıp çağırıyor ama benim normal ses tonum bile ona batıyordu. Bana hesap soran cümleler kuruyordu durmadan...

     O bana o çevreden uzak durmamı söylemiş ama ben neden durmamışım? Bir araya gelince ne bok yiyormuşuz? Neler konuşuyormuşuz? Aslında ben her şeyi çok sakince anlattım. beni gerdiği ve kendime hakim olamadığım zamanlar olmadı değil ama konuşmada benim hakimiyetim hissediliyordu. söylediği sözler düşündüğü zaman kendisinin bile güleceği mantıktan yoksun ve komik cümlelerdi.

     Bu detayları geçmek istiyorum aslında çünkü ne tam olarak ben hatırlıyorum ne de yazmak istiyorum çünkü gereksizler! Anneme göre ben erkek peşinde koşan bir erkeğim ve fırsatını bulduğum ilk fırsatta birisinin altına yatacak ve daha sonra bunu alışkanlık haline getirerek orospu olacağım. bu annemin en iyi senaryosu, kötülerini düşünün artık :)

     Duygusal yönden bir erkekle bir şeyler yaşamak istediğimi kabul ediyorum ve tabii ki bu duygusallığın peşinde getireceği seksi yaşayacağımı da ama ben hiçbir zaman etrafta acaba kimin altına yatsam diye aranmadım. bunu annemin anlaması çok zor sanırım.

     Parça parça anlatıyorum ama gerildim yine ondandır, siz anlarsınız beni diye düşünüyorum. Annemin bana en çok koyan lafı şu oldu, ''Kendimde o gücü, o silahı tutacak gücü bulsam önce seni sonra da kendimi öldürürüm.'' Ölüm tehditlerine ya da söylemlerine, artık adına ne derseniz deyin, alıştım aslında hiç kafama takmıyorum peh diyebiliyorum ama bunu annemden duymak, benden öyle parçalar söküp aldı ki bunu kelimelere dökemem. Onun beni sevdiğine olan inancımı ilk defa sorguladım. annem beni gerçekten sevmiyor mu acaba diye ilk defa düşündüm ve bu düşünce kafamı bir kurşundan daha fazla, daha acılı bir şekilde darmadağın etti!

     Bütün bunların arasında annem istanbul'a gitmeyeceksin dedi ama her şeyin sonunda benim otobüsü kaçırmama dakikalar kala istediğini yapabilirsin dedi. bu aslında bir anlamıyla ne halin varsa gör manasında beddua gibi kin kokan bir cümleydi. Annem kendisine zarar verebilir korkusuyla gitmedim hiçbir yere. valizimi boşaltmadan odamın ortasına koydum bilgisayarımı alıp film izlemeye başladım.

     Bütün bu yaşananların içindeki en kötü şey ise benim ağlayamamamdı! Çok uzun zamandır ağlamıyorum ben, ağlayamıyorum. istiyorum ama başarılı olamıyorum ve o kadar şişmiş durumdayım ki...

     Ertesi gün annem hiçbir şey yaşanmamış gibi sakin ve huzurlu görünüyordu. sanki bütün gece gözlerini hiç kırpmamış konuşulan her şeyi düşünmüş mantık çerçevesi içinde beni haklı bulup dimdik karşısında durabildiğim için sevinmişti. daldığı uyku bu yüzden ona çok huzur vermişti ve tam da bu nedenle karşımda bu kadar dinç duruyordu. tabii ki bunların hepsi varsayım.

     Pazartesi günü olduğunda ise onur yürüyüşüne getirdi konuyu. aslında gezi parkı eylemcilerinden girdi ve ben konuyu nereye getirmek istediğini anlayınca daha fazla gevelemeyip sende mi katılacaktın gidip dedi. bende evet dedim. Gülerek konuştuk orada yaşananları. birkaç gün önce ağzıma sıçan kadın şimdi ne demek istediğimi anlıyor gibiydi sanki ve ona bakarak, ''Merak etme anne, seneye o yürüyüşe beraber gideceğiz.'' dedim gülerek. o da bana el hareketi çekip nah gelirim dedi gülerek. ben de bunun üzerine kahkaha attım ama olabilir neden olmasın. Sizlerin annemle tanışıp aslında bizlerin kötü insanlar olmadığını herkes gibi olduğumuzu göstermem de yardımcı olmanızı çok isterim :)

     Bunların yanında hala bir sevgilimin olmadığı doğrudur. Buna bende dahil olmak üzere etrafımızdaki neredeyse pek çok kişi şekilci ve her ne kadar dışarıdan güzel sözler duyup iltifatlar alsam da tipime güvenemiyorum hala tam anlamıyla. hep bir reddedilme korkusu var. Cinsel bir ilişki yaşamayı da istiyorum evet bunu asla inkar etmiyorum ama bunu duygusal yönden değer verdiğim birisiyle yaşamak istiyorum. tek gecelik bir eğlence olmasını istemiyorum, özel olsun derdindeyim ve böyle giderse kezbanlığın tahtını kimseye vermeden tam da annemin istediği şekilde demirden rahibe olarak ölüp gideceğim :D

                                                       **********************

     İçimdeki çalkantılar şiddetini arttırdığında ve bir türlü tatmin edemediğim duygularım her isyan ettiğinde daha çok yorulduğumu, daha çok bittiğimi hissediyorum ne yazık ki. Nefes aldığımı kendime hatırlatıp kurduğum hayallere tutunarak yaşamayı tekrar ve tekrar seçtiğim her günde kendime daha çok dönüp kendimi daha çok seviyorum. sanırım dünyadaki en bencil insana böyle dönüşeceğim...

Kendinize çok dikkat edin pıtırcıklarım, hepinizi çok ama çok seviyorum. yaşamak güzel şey sakın bunu unutmayın :*

NOT: Yazıyı yazıktan sonra hiç okumadım, saçmalamış olabilirim ama sizin, benim bu hallerimde alışık olmanız lazım :D Şarkı benden hepinize gelsin :*




25 yorum:

  1. yavrum merak etme kezbanlık ve demirden rahibe bayrağı benim ellerimde kimseye de bırakmam :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tahtının varisi benim o zaman tatlım bunu belirteyim ahahah :D

      Sil
  2. Ayrıca senin e-posta ile takip et zımbırtın nerede acaba müzik kutusundan uçmuş olabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yazı arşivinin altında olması lazım pıtırcık bak ben görüyorum :D

      Sil
  3. Homofobik bi arkadaşım birini bul sen de kurtul biz de kurtulalım dediğinde o tahtın sahibinin ben olduğumu biliyordum :)

    Hazırlıkların bu şekilde bölünmesi üzücü olsa da bence annenle aranın bozulacağına gitmemen daha iyi olmuş... Son paragraftakine benzer ruh halime girdiğimde bir arkadaşım "en güzel şeyler ile karşılaşmak için en dibe batmak gerekir" diye söyler..

    Hayat akıyor, biz de iyi kötü yuvarlanıp gidiyoruz içinde.. :) hoççakaaal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşın çok güzel söylemiş ve haklı da :) ayrıca o tahta o gayciğimle birlikte oturuyoruz daha size gelene kadar çok var :D
      kendine dikkat et :)

      Sil
  4. wertherimm benim kuzucum,umarım hayat sana öyle güzel ve geceler getirir ki ben bunu hakettim sonunda diyebilesin canım,sen ve saçmalak haa kesinlikle inanmam,burda okuyup keyif aldığım kişilerin başındasın yavrum:)bende seni seviyorum ballişkooo:)nefes almak güzel herşeye rağmen...burda yazıyı bitiriyim arkadaşlar gelecek,amann onlarıda kim çekecek şimdi ,hiç halim yok anacım,maskemi takıp güleyimbari hahahah:):)muck kocaman öpüyorum seni..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeaaa ben seni öğle yemeğinden sonra atıştırmalık niyetine yerim kızım :D teşekkür ederim güzel dileklerin için :*
      arkadaşlar iyidir yapıncağım ama çat kapı gelenleri pek tasvip etmiyorum ahahah :D kocaman öpüyorum seni dikkat et kendine :)

      Sil
  5. bu yazıyla ilgili yorum yapmak istemiyorum ama söyleyebileceğim tek bir şey var, yazının en sevdiğim cümlesine ithafen senin tipini yerim ki ben :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahaha yorum yapacak yerlerin mi tutuldu pıtırcık hayrola :D
      yeaaa teşekkür ediyorum canım benim. Ye yabancıya gitmesin :D
      öpüldün :*

      Sil
  6. Genç Werther'in Acıları'nı okumaya yeni başlamışken bir de Gay Werther'i okuyum dedim. Umarım tanışmak için ilk adımı atmış olurum..:))
    Bir söz duymuştum AİLELER ÇOCUKLARININ MUTLULUKLARINI DEĞİL İYİLİKLERİNİ İSTERLER diye. Galiba bu bütün anne-babalar için geçerli. :))
    Görüşmek üzere...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duyduğun sözü inanılmaz beğendim ve sonuna kadar katılıyorum :)
      kim söylemiş bunu bir yazımda kullanırım belki izin alayım :)
      evet bu yorumunla ilk adımı atmış oldun, dikkat et kendine görüşmek üzere ve teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Maalesef kimin söylediğini bilmiyorum. Googleda yazdım ama söz bile çıkmadı..:) Ben de facebookta okumuştum. Galiba anonim..:P :))

      Sil
  7. Uzulme. Daha cok katilirsin yuruyuslere. Guzel yaziyorsun, seni takip etmeyi seviyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel sözlerin için çok teşekkür ederim :) elimden geldiğince üzülmüyorum merak etme acıya karşı insanüstü bir bağışıklık kazandım :D
      öpüyorum seni dikkat et kendine :)

      Sil
  8. işte bu aileye acılma durumu zaten beter olan durumun beraberinde iyice karmasık ve icinden cıkılmaz bir hal almasına neden oluyo. onları mutlu etmek adına sürekli kendimizden ödün vermek zorunda kalıyoruz gerci o ailen yapıcak ediceksin ama ne biliyim ben o anlattıgın 'bencil' kisiye dönustugum icin bunlar zor geliyo. sen coktan sabır taşı olmussun helal olsun diyorum :D daha sık yaz bize. ayrıca bayrak mı taşıycaz tahta mı oturcaz bilmiyorm ama hangisiyse alıveririm onu elinizden :Dd

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sabır taşı artık yanımdan tövbe isteyerek geçer be tatlım ahahahaha :D Bu arada aileye açılmak gerçekten meşakkatli bir iş ama bazen iyi ki diyebiliyorsun :)
      Söyledim Tekrar söylüyorum o tahta ben o gayciğimle beraber oturuyoruz bayrağı size devretmeden oraya göz dikmeyin :D
      öpüyorum seni kocaman daha sık yaz :*

      Sil
  9. annenle sonraki günkü anlaşma stilinize bayıldım :)Değişik bir stilmiş :)
    Bende ablama söylediğimde ilk gün bana senin bülent ersoydan ne farkın var falan demişti de sonradan alıştı şimdi laf sokup duruyor :)
    Yazına söyleyecek söz bulamıyorum zaten çok hoşuma gitti :)
    Mucklar sana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel sözlerin için teşekkür ederim :) ablana çok görme lütfen zamanla şimdikinden daha fazla alışmış olacağına inanıyorum iyimser ol :)
      kendinde dikkat et benden de sana muck :*

      Sil
  10. Neden gelemdiğini öğrenmem iyi oldu. Yoksa seni de aramızda görmek isterdim. Ama seneye kesin gözüyle bakıyorum artık ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet kaanım işte bu yüzden gelemedim ama seneye gelmeyi artık her şeyden çok ama çok istiyorum :)

      Sil
  11. Gerçekten çok sertmiş.Ama annen ne güzel anlamış seni sonradan.İlk başta kızsa bile sonradan hak vermiş.Keşke hepimizin annesi en az senin annen kadar olsa...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inan bu noktaya gelene kadar verdiğim savaşı bütün şekliyle bir yukarıdaki bilir :) ama meyvelerini yemek hoşuma gitmiyor değil. umarım annen bir gün aklındaki noktaya gelir, o zamana kadar kendine çok dikkat et pıtırcık :)

      Sil
  12. Kıyamam sana ya :( şimdi gözünde üzgün halin canlanıyo bende üzüldüm şimdi ://

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. üzülme balcığımmmm :) üzerinden baya geçti ve şimdi yolunda neredeyse her şey :)

      Sil