dinleyin ve kendinizden geçin :*

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Merhaba Eski Dostum

Başlama Notu: Beni bu şarkıyla tanıştıran Sezer'e teşekkür ederim :)

                     

                 MERHABA ESKİ DOSTUM
   
   Seninle ne kadar uzun bir zamandır konuşmuyorum gerçekten hatırlamıyorum dostum. Belki daha doğrusu şu şekilde olur, seni ne zaman terk ettim hatırlamıyorum Isobel…
   
   Bir sabah gözlerimi açtığımda gitmiştin ve ben gidişini bilmem kaçıncı kez gözlerimi karanlığa kapattığımda ya da aydınlığa açtığımda fark etmiştim bilmiyorum. Bildiğim bir şey var, o da seni aramaya çıkmadım Isobel, affet beni lütfen.
   
   Bunca zaman sonra ilk defa konuşuyoruz ve sorduğun ilk sorunun bu olmasına çok şaşırdım. Hayır Isobel hiçbir şey yolunda değil ve evet, babam canımı hala yakıyor. Yollarımız çok uzun bir zaman önce ayrılmış olmasına rağmen hala kanatıyor beni ve hala acımıyor.
   
   Sen yalnızlığımın doğurduğu bir isimsin Isobel ve içinde bulunduğumuz bu durum gösteriyor ki ben hala bu duyguyla yani yalnızlıkla sevişiyorum. Bu bir bağımlılık mı yoksa sadece bir alışkanlık mı karar veremedim. Ah hayır, tabii ki arada ince bir çizgi var ve ikisi birbirinden farklı.
   
   Bazen nefes almak için bahaneler bulmaya çalışıyorum Isobel. Bu hiç sana da oluyor mu, hani böyle her şey bitmiştir ama bunu kabullenemediğin için boktan sebepler uydurup ruhunu kandırmaya çalışırsın ya… Suskunluğunun asaletinden olduğunu sanmıyorum Isobel, en az benim kadar çirkefsindir bilirim; bu yüzden bunu evet olarak kabul edeceğim. Bu arada gülümsemen hala çok güzel.
   
   Seni terk ettiğimde seni öldürdüğümü düşünmedim hiçbir zaman Isobel ama keşke babam beni terk ettiğinde beni öldürdüğünü düşünüp evinde otursaydı. O zaman şimdiki gibi kafayı bana takmamış olurdu bende rahat olurdum. Seninki de soru mu Isobel tabii ki beni öldürmekle kafayı bozmuş.
   
   Geçen hafta sonu annemle uzunca bir konuşma yaptık ve bir çıkış yolu aradık ama bulamadık. Her şey o kadar üstüme üstüme geldi ve ben, bir anda inanamayacağın bir hızla o kadar çabuk yaşanan her şeyin suçlusu ilan edildim ki Isobel nefes almak için o boktan bahaneleri ürettiğim için kendime kızdım. Evet bunu yaptım, kendime çok kızdım. Ciğerlerime dolan her hava parçası görevinin tam aksine beni nefessiz bıraktı Isobel ve bilirsin ben boğularak ölmekten korkarım, tek seferde olmalı acısız…
   
   Hayatı boyunca birkaç kez intihar girişiminde bulunmuş ben, ölmeyi sanırım daha önce hiç bu kadar istememiştim. Annemin ağzından çıkıp mutfağın duvarlarını kaplayan o kirli fayanslardan yankılanarak kulaklarımda kendilerine bir yer bulmaya çalışan kelimeler, insan etiyle yüzyıllardır düşman olan jiletler kadar acımasızdı.
   
   Ben çok uzun bir zamandır ağlayamıyorum Isobel. O gün bile, hayatımın en zor konuşmasını yaptığım o gün bile boğazım kurudu ve ses tellerim hiç olmadığı kadar birbirlerine sarılıp düğümlendiler, hatta gözlerimde bulanıklaştı ama hayır olmadı Isobel yine ağlayamadım. İçim o kadar dolu ki anlatamam sana. Beni kimse senin kadar iyi dinlemiyor inan bana…
Beni kanatarak beynime kazınan her kelime birer tuğla misali yerine oturduktan sonra ortada var olan sorunun ben olduğuma kendim bile inandım Isobel. Bakıldığı zaman hata bendim ve o hatanın ortadan kalması sanki her şeyi düzeltecekti, geride bıraktığım herkes sanki artık daha mutlu olacaktı.
   
   Hayat onlar için Werther’den önce ve Werther’den sonra diye ayrılacak, onlar da WÖ’yi konuşmayı lanetleyerek yasaklayacaklardı.
  
   Annemle babam arasında geçmiş ‘’ben’’ temalı konuşmanın bana yansımalarını saçma sapan bir şekilde seni yıllar sonra tekrar görmenin de verdiği bir heyecanla çok karışık anlattım ama biliyorum ki beni anladın. Babamı hayatımdan çıkartamıyorum çünkü ona göre buna hakkım yokmuş, onunla görüşmek zorundaymışım. Onun kontrolü altında olmalıymışım ve hayatımdaki her şeyi bilmeliymiş. Böyle yaparak beni kötü bir yola düşmekten koruyacak ve onun adına leke getirmemi önleyecek kendince.
   
   Isobel baba kelimesi öyle yapış yapış öyle vıcık vıcık bir kelime ki söylerken dilim ağzımın içinde can çekişiyor ve kusacak gibi oluyorum. Sanırım bende ifade ettiklerinden dolayı. Babam anneme benimle ilgili şöyle söylemiş, ‘’Eğer bir kızım olsaydı ve orospu olsaydı daha az zoruma giderdi. Onunda gereği yapılırdı elbet ama daha az zoruma giderdi.’’ Düşünebiliyor musun benden ne kadar iğrendiğini? Üstelik bu benim hiç umurumda değilken ve benim peşimi bırakmasını isterken bunları yapıyor ve söylüyor oluşu beni çileden çıkartıyor Isobel!
   
   Anneme, ‘’En iyisi ben kendimi öldüreyim. Gerçekten bak! O zaman her şey hallolacak baksana. Sende ben olmadan çok daha rahat olursun. Senin paran sana yeter. İstersen evi satıp şehirden bile taşınırsın. Hatta belki iyi bir adamla bile tanışırsın ve hayatın çok güzel olur.’’dedim. Söylediklerimde çok ciddi ve samimiydim, çünkü hayatımda hiç olmadığım kadar sinirli, öfkeli, gemilerini yakmış ve kendimden vazgeçmiştim Isobel. Çok sonradan düşününce koydu annemin cevabı. Bana kalkıp o nasıl söz oğlum saçmalama falan demedi, sadece ‘’Aman sen öyle bile yapsan bu adam benim peşimi bırakmaz, cehennem hayatına devam ederim.’’dedi. O zaman annemin de benim ölümümü istiyor oluşunu nasıl unuttum diye kızdım kendime. Gerçekten nasıl unutmuştum Isobel? Kendince o gücü bulsa önce beni sonrada kendini öldüreceğini söylediğini ne çabuk unutmuştum… 
Ölmek ,artık benim için bayılmak gibi bir şey Isobel, çünkü her önüme gelen benimle ilgili bu istekle yanıp tutuşuyor ve sanırım artık ölüm benim için büyüsünü kaybedip sıradanlaştı.
   
   Isobel şunu aklımızdan çıkartmayalım olur mu, seni kaybetmenin acısını yaşayacak kimse yoksa eğer geride, ölmek hiç eğlenceli olmaz. Yok oluşun bir şeyleri değiştirmeyecekse eğer, tutunduğun boktan sebepleri foseptik çukurlarında boğmak haz vermez. Kimi zaman yaşamanın bir anlamı olmalıyken kimi zamanda ölmenin bir anlamı olmalı çünkü…

   
             Ahhh eğer bir kurtuluş değilse yürüdüğümüz bütün bu yollar, nereye gidiyoruz Isobel?

11 yorum:

  1. akşam akşam hüzünlendirdin gene beni :(

    YanıtlaSil
  2. hüzün kimi zaman iyidir zihni açar çünkü yaşadıkların bildiklerin ve gördüklerindir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. doğru valla arada iyi geliyor aslında insanın bir şeyleri düşünmesini sağlıyor :)

      Sil
  3. Zihnimi okudun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bilemedim ama bu iyi bir şey sanırım, teşekkür ederim :)

      Sil
  4. wertherimm nerelerdesinnn yahu,arada bir yaz..bak gene özledim seni:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. asi yapıncağım bende seni özledim geliciğim bloğuna birazdan :*

      Sil
  5. Gözümden yaş inerken aşşağıya önce yanaklara sonrada boyna gelir ya hani, izin vermedim sildim hemen. Hayat bu kadar bok çukurumu? Keşke orospu mu olsaydım? Bir fahişe olup her gece bir başka adamın karısını benimle aldatmasına göz yumup, onu tatmin mi etseydim? O zaman bu kimlikten daha onurlu bir iş mi yapardım? Devran bozulmuş, kökünden...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sorduğun bu soruların aynısını ve daha fazlasını kendime defalarca sordum emin ol ama insan ya da en azından ben doğruluğuna emin olduğum bir cevaba ulaşamadım. hayat bazen böyle acımasız davranabiliyor ama her şeye rağmen ayakta kalıp yaşamak sanırım en doğru cevap :)
      kendine dikkat et :)

      Sil
  6. HADİ KUZUCUM GEL ARTIK BLOGUNA ÖZLEDİM AMA VALLA,BAK NE KADAR ÖZLEDİM Kİ BÜYÜK HARFLERLE YAZIYORUM ONA GÖRE..Çok bekletiyorsun,senle ilgili blog açacam 1.gün gelmedi 2. gün gelmedi 3-4-5 derken sana bağıracam:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. asi yapıncağımmmm :) çok şey birikti yazmak istiyorum ama eriniyorum sanırım bilemedim bak şimdi tam ama en kısa zamanda döneceğim sahalara merak etme. seviyorum seni öptüm kocaman :*

      Sil