dinleyin ve kendinizden geçin :*

5 Temmuz 2013 Cuma

İkinci Mektup: Masum Günahkâr

   Başama Notu: Ben bu mektubu anneme çok şiddetli bir kavgamızdan sonra yazmıştım. düşünebildiğim tek şey artık ölüp kurtulmaktı. Bunun sonrasında ki mektupta ise anneme açılmıştım zaten, çünkü artık dayanamıyordum... lütfen aklınızdan çıkarmayın! ölüm hiçbir zaman çare değildir kurtulamadıklarınıza, yaşamanın ve nefes almanın tadını çıkartın. hepinizi çok seviyorum :*

   
   
   İşte, geçte olsa uyandınız. Bana ihtiyacınız olmadığını biliyordum.
Korkmayın yetişeceksiniz. Korkması gereken tek insanın ben olduğumu anladım.


   Ben, dün bir kez daha öldüm karşında anne. Sesin kulaklarımda çınlarken,
gözyaşlarım en masum halleriyle günahkâr yüzümü yıkıyordu.
Hayat öğretmişti ya anne masum olmayın diye, hani bizde gömmüştük ya masumluğu en derinlerimize, ben saklamıştım birazını gizlice içimde bir başka yere. Sadece senin için
çıkartıyordum köşede bucakta kalmış o duyguyu gün yüzüne. Bu sefer senin için
değil, tamamen söküp atmak için çıkarttım onu anne. Anladım ki bana
yaramıyor, al yok et onu benim yerime.

   Kabuk bağlamış yaralarımdan tekrar akarken kanlar, aynı bedenin damarlarında dolaşmayı değil, özgür kalmayı istiyorlar. Bileklerime ve boğazıma yaptıkları her hamleyle anlıyorum
isteklerini, dışarı çıkmayı diliyorlar.

   Bir bıçak vuruyorum bileklerime,
boğazıma değil ama belki konuşmam gerekir diye. Bir kapı inşaa ediyorum
ince kırmızı çizgiler üzerinde, geçmişimin bütün acıları da özgürlüklerine kavuşsun diye.
Mühürleri kırılmış yaralarımın kırmızılığı dolarken yerlere, bir şeyler
çiziyorlar bana korkayım diye. Tükürüp yere, siliyorum cehennem resimlerini
ayağımla eze eze.

   Yığılıyorum hemen sonra farkında
olmadan sıcak olduğunu bildiğim kanlarımın üzerine. Hissetmiyorum artık
acılarımı, birisi kökten mi kopardı yoksa yaşanmışlıkları. Sonra fark ediyorum
ki kalmamış aslında ruhumun bir amacı.

   İnce bir aralıktan, ölüm grisine dönüşmeyip hala güzel olduklarını umduğum gözlerimle bakıyorum karşıya.
   Annemin dudaklarında belli belirsiz, kızgınlık dolu bir tebessüm. Bu acı bana
yetmemiş, canımı yaktıkça yakmak istiyor. Ellerim dolu dolu olsun diye,
günahlarıma günahlar yüklüyor.

''Yaz, kanatlı.'' diyor annem ''Çekinmeden yaz.'': ''Benim evladım…’’

   Sesim çıkmıyor. İşte şimdi istediğin
gibi susuyorum, sen dilediğince konuş anne.


6 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. yani çok dokunaklı ve kelimelerle çok güzel örmüşsün mektubunu da.. İçine işler yani

      Sil
    2. evet okudu ve onu çok etkileyip sarmıştı. hatta bana, ''bu bir tehdit mi bir daha böyle kavga edersek intihar mı edeceksin yani?'' diye sormuştu. bende tabii ki hayır bunlar benim duygularım demiştim :)

      Sil
    3. oooy oy ama ne güzel olmuş öyle maşallah :)

      Sil
  2. edebiyat parçalanmış biraz... özendiğim cümleler oldu ama yalan değil...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet bende yazdıktan sonra aynı yorumu yapmıştım :D özendin mi, beni utandırıyorsun :)

      Sil