dinleyin ve kendinizden geçin :*

2 Aralık 2012 Pazar

Zamanın Getirdikleri ve Götürdükleri


   Merhabaaaaa benim pıtırcıklarım, ponçiklerimmm canlarım ve aslında her şeylerimmmm :) inanın sizleri ne çok özledim. aslında yalan sizi değil yazmayı özledim zira zaten sizle her gün twitterlarda falan kaynatıyoruz :D
   Yazmadığım için bana kızanlar, alınanlar ve bozulanlar olmuş hatta bu yüzden bloğumu takip etmeyi bırakmışlar ama canları sağ olsun ben kendimi affettireceğim kısmetse :) anladım ki ben günlük hayatımdan sizlerde bunun ışığındaki acılarımdan besleniyorsunuz ve uzun zamandır hem siz hem de ben aç kaldık. artık yokluğu varlığını aratan şeylerin kıymetini bilme vaktididr o zaman...
   Bugün dalından yeni kopartılmış bir gül gibiyim, hala dimdik duran ama bir iki satte son kokusunu teslim edecek olan havaya...

   Aslında şu sıralar hayatım gerçekten yolunda, isyan edip de yukardakini boş boşuna kızdırmaya gerek yok ki zira onunla da aramız pek iyi nazar değmesin :D
Annemin sürekli bana ders çalışmam gerektiğini söylemesi dışında pek bir rahatsızlığım yok ama o da yavaş yavaş pes edecek sanırım :)

   Anneme out olduktan sonra hayatın benim için tam bir cehenneme döndüğü günler çok uzakta kalmadı aslında ama şu son aylarda hem annemde hem de bende gerçekten çok değişiklik oldu. annem artık bana karşı daha rahat gibi beni çok sıkmıyor ve sanki beni kabullenmeye başladı. yani en azından bana gösterdiği hali tavrı benim kendimi iyi hissetmeme neden oluyor şu sıralar.

   Tabii ki annemin tüm şüphelerinden ve kuruntularından kurtulduğunu söylemem hayalci bir tutum olur. annem hala benim için çok endişeli ve kaygılarını gözden uzak yaşıyor. beni sonuna kadar korumak istiyor. daha dün tiyatronun bana kötü bir geri dönüşü olabileceğinden kortuğunu söyledi. birlikte çok vakit geçirdiğim insanların yanında git gide daha rahat davranacağımı ve bunun sonucunda da insanların yine acımasızlaşarak beni inceteceklerini söyledi. haklıydı ve ben bu yüzden ses çıkarmadım ve dikkatli olacağımı söyledim. Tiyatrodan söz açılmışken...



   Tiyatro gerçekten çok ama çok iyi ilerliyor. orası benim nefes alma yerim gibi ve inanın çok eğleniyorum. bunun haricinde beğenilmekte çok hoşuma gidiyor. insanları güldürmeyi, güldürebilmeyi seviyorum ve insanların beni sahnede görmeyi sevdiklerini söylemesi ruhumu okşuyor :D

BAŞKA KONUYA GEÇİŞ

   Geçenlerde kardeşim için babamın evine gitmek zorunda kaldım. kardeşimin kendisini kötü hissetmesine sebep bir kadının varlığı kara bir bulut gibiyken, kendime hakim olamıyorum doğrusu.. işin özü oraya gittim çatır çatır kavga ettim ve en sonunda götümün üstüne oturdum. ne bekliyordum ki sanki... Babam olacak o şerefsiz bir kez daha çocukları yerine o orospuyu tercih etti ve bana bok yemek düştü. görüldüğü üzre ayıplı kelimelere yıldız koymuyorum. ne kadar sinirli olduğumu anlayabilirsiniz sanırım. gerçi merak etmeyin planlarım henüz suyunu çekmiş değil. büyük bombalarımdan bir tanesini çarşamba günü patlatıp ödül olarakta MUHTEŞEM YÜZYIL'ı bebeğim Hürrem'i büyük bir hazla izlemeyi planlıyorum ahahhaha :D


ÖNEMLİ NOT: Hürrem'in reankarnasyonu olarak filmdeki beni çok sevdim onaylıyorum. bende hep böyle bakmayı severim :D



DİĞER BAŞKA BİR KONUYA GEÇİŞ



   Ay ben geçen hafta sonu istanbuldaydım ve hem çok eğlendim hem de az kalsın bizi kaçırıp kötü yola düşürceklerdi sormayın.

FİLM: Bir Fuar Sonrası Hasıl Olanlar

OYUNCULAR: Patrick, Kelimelere Sadakat ve Werther

YÖNETMEN: Kader

YER: Metro

   Benim istanbul'a gideceğim kesin olunca hemen patrickciğime whatsapp'dan yazdım. tatlıms patrick'de sağ olsun daha ben leb demeden leblebiyi anladı için hemen buluşma planları yaptık. sonra sadakatciğime'de yazdım. ikisinide gerçekten çok seviyorum laf aramızda :D

   Beni oralarda yalnız bırakmadıkları için ikisinede gerçekten çok teşekkür ederim bir kez daha zira onlar olmasa ben nasıl oralardan yani tee neredeyse tekirdağ'dan geri döner otobüse falan binerdim :D

Patrcikciğim beni gördüğünde gözlerine inanamdı zaten. ohaaa nasıl zayıflamışsın falan dedi :D evet çok sevgili bloggerlar ve sevgili okuyucularım , patrickle ilk görüştüğümüzde ben 70 kiloydum bu görüşmemizde ise 62 kiloydum ahahaha ayy ne güzel zayıflamışım darısı sizlere :D
   Sadakatçiğim ise beni ilk defa görecekti zaten o yüzden o çok tepki veremedi ama kendisi çok tatlı bir insan söylemeden geçmeyeyim D:

   Neyse fazla uzatmayayım oraları. işte biz fuarda buluştuk ve benim işim bitene kadar onlar oralarda dolandılar işim bitincede birbirimizi bulduk ve fuardan çıktık :) metrobüs yolculuğumuz zaten olaylıydı. biz bağıra çağıra geylerden falan konuşuyoruz. patrick grindirda dolanıp resim açıyo sadakat desen kendi havasında fotoğraflarla ilgileniyo falan. ben bir ara sessiz olun falan dedim ama burası istanbul özgür bir şehirdeyiz diye karşı gelip daha çok konuştular. tabii ki bunu daha çok tatlım patrick yaptı ahahha :D bende onlara uydum tabii napçam :D

   Karnım öküz gibi aç olduğu için patrickciğim hemen bizi burgere götürdü bir güzel yedik içtik doyduk kalktık :D ve işte bomba bölüme geliyorummmmmmmm.....



   Esenler otagarına gitmemiz için metroya binmemiz gerekiyordu ve bizde bindik :D metroya biner binmez allahım o da ne öyle kalbime bir ok saplandı sanki!!! sarışınlara olan zaafım bir kenara sarışın sevmeyen patrick bile benim gösterdiğim (dikkat edin ben gösterdim!) çocuğa bayıldı. biz üç kişiyiz ve sarışının içlerinde olduğu grupta üç kişi. ay üç kişi beş kişi on kişi yordu çok herkesi bu sex işi yani ahahhahah :D tabii ki öyle bir şey olmadı, önce bir okumaya devam edin :D

   İşte biz kendi aramızda falan konuşuyoruz ki benim gözler radar gibi olduğu çin sürekli etrafı tarıyorum ve yemin ederim o gün o metro taş çocuklarla doluydu. bizimkiler yine kendi hallerinde takılmaya başlamışlarken benim bir kulağım onlarda ama bir diğeri ise hemen benim sağ arka çaprazımda olan sarışının üyesi olduğu gruptaydı. içlerinden bir çocuk bizi göstererek arkadaşlarına yani sarışına ve esmer bombaya ''şunlara çakalım mı?'' demesin mi? ŞOK ŞOK ŞOK !!!!!!!
Lan bildiğiniz neye uğradığımı şaşırdım. bizimkiler tabii kakara kikiri gülerek bizi emellerine alet etmeye çalışan çocuğa bilmeden sinyal vermeye devam ederlerken bende bir yusuflar ordusu halay çekmeye başlamaz mı :D
  
   Bizimkilere hemen susmalarını inince sebebini açıklayacağımı falan söylerken bizim sarışında arkadaşlarına saçmalamayın oğlum her boş bulduğunuz şeye çakacak mısınız deyip karşı geldi. diğer arkadaşı da ne alakası var oğlum gibilerinden bir şeyler zırvalayıp onları ikna etmeye çalışırken inmemiz gereken durağa çok şükür gelmiştik ki onlarında bizimle aynı durakta ineceklerini öğrenmemle aklımdan bin tane senaryo geçirdim hemen. aslında sarışın çocuk bu fikre katılsa ve o bana düşse belki düşünebilirdim ahahhahahhahahha :D
   işte ben inince bizimkiler söyledim böyle böyle oldu diye onlar durumu ohalarken ben de bir taraftan arkama falan bakıyorum geliyorlar mı diye ama baktım patrcik'in yüzü düştü. ne var canım en fazla otobüse biraz geç binerdin deyince allah seni kahretmesin deyip güldüm :D

   işte sonrası bana otobüs bileti aramakla geçti. peşimize adını daha önce hiç duymadığım bir otobüs firmasının biletini bize satmaya çalışan yaşlı bir amcanın takılmasıyla işler iyice alevlenirken ben aynı zamanda böyle arkadaşlara sahip olabildiğim için çok şanslı hissettim kendimi :)

   Bileti bulduk ve ben otobüse bindim. otobüs kalkana kadar da dışarda beklediler yavrularım sağ olsunlar. o arada da whatsapp'dan yazıştık tabii. keşke diğer otobüsten bilet alsaymışım çünkü patrcik grindirdan bana birisini buldu son anda ordan :D kader kısmet işleri işte bunlar şekerler napiceksiniz :D

   Hepinizi kocaman öpüyorum canlarım kendinize çok dikkat edin seviliyorsunuz <3 <3 <3

NOT: Ben twitter'dan kendisine bobby diyen çocukla buluştum onu da sonra yazıcam. söylemesi ayıp kendisini tavlada bir güzel yendim :D

   Bütün bu şen şakraklık içine size daha önce twitter'dan çok defa armağan etmiş olduğum ama bir de burdan armağan etmek istediğim bir parça var. hayatımın şarkısı dediğim bir şarkı bu. yeri bende cidden çok ayrı.

10 yorum:

  1. Ayhhhh diye dalıyorum. Bu yazıyla blogtaki cenaze merasimi havası kalkmış oldu. :D
    Metroyada maşallah diyecek bulamadım. Koy götüne Ankara'nın diyip atlardım ben çocuklara ahahaha :D
    Özetle cıvıl cıvıl bi yazı olmuş behh. :D

    YanıtlaSil
  2. cenaze havası mııııı ahahahha :D eğer ki o sarışın çocuk kabul etmiş olsaydı yeminle iş atardım ama o karşı çıkınca diğer sümüklüye gidecek halim yoktu ya :D bir hakaret sayardım o çocuğu seksi bedenime :D
    beğenmene sevindim pıtırcık, dikkat et kendine öptüm kocaman :*

    YanıtlaSil
  3. O degil de bu yaziyi ana sayfada gordugumde o gul resminden landil mesaji zannedip acmamistim afsfsgshs

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahahahaha sen niye benim postlarımı hep resimlerine göre yargılıyorsun çok ayıp :D bi açta oku önce :D ayrıca kandilmiymiş hiç haberim yok :D

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. anladım ben tatlıms sen telaş yapma :*

      Sil
  5. yazı da en çok petrik ve grayndır programının eşleşmesine takıldım... neden acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. algıda seçicilik diyeceğim ama bence eleştirin yerini buldu oturdu :D kıyamıyorum ki ben patrick'e kulağını çekeyim. sonra ağlar, bana küser falan dayanamam :/

      Sil
  6. cenazeye gitseniz bu kadar acıklı olmazdı :D:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahaha :D :D ne acısı pıtırcık her yerimizden zevk fışkırıyor baksana :D

      Sil