dinleyin ve kendinizden geçin :*

11 Kasım 2012 Pazar

O Kocaman Tarifsiz Boşluk

 
Bu şarkı benden size gelsin pıtırcıklarım, kaç zamandır sürekli bunu dinliyorum. o yüzden kuracağım az sayıdaki cümleyi okurken lütfen şarkıyı başlatın.
 
 
 
 
   İçimde bir türlü dolduramadığım kocaman bir boşluk var tarif edemediğim. Hiç beklemediğim bir anda büyüyen, genişleyen ve acı veren bir boşluk bu. Bir şarkıyla gözlerimi dolduran, birkaç dakikalık bir uzaklara dalmayla ruhumu kapıp kaçıran bir boşluk.
 
   Yolumu kaybetmiş gibiyim, ne tarafa doğru gideceğim hakkında en ufak fikrim yok. Hep ikiliklerle geçen hayatımın artık biraz sadece beyaza ihtiyacı var, ama sadece beyaza...
 
   Herkes bir taraftan çekiştiriyor beni. nereye kaç parça gidebilirki bir insan sahi? Okula gitmek istemiyorum, ders çalışmak istemiyorum, sürekli yeni peydah olan sorunlara çözümler aramak istemiyorum. dışarı bile çıkmak istemiyorum. bıraksalar sadece uyuyup, kitap okuyup keyfimce bir şeyler izleyebilirim. hayır hayır, tembellik değil bu. gerçekten bak.
ben, ben sadece çok yorgunum hepsi bu.
 
   Hayatında sadece tek bir filme ağlamış bir insan için şimdilerde izlediği bir çizgifilme bile ağlıyor hale gelmesi sanırım zamanın kahpe oyunlarının en büyük kanıtlarından bir tanesi. hayat şantajcı ve zaman en büyük dostu yine belirsizliğimin.
 
   Beni bilen tek arkadaşımın, en yakın arkadaşımın, benimle olan arkadaşlığını bitirmesi kazığından sonra iyice dağıldım sanırım. toparlayıp, içime atıp, gömüp geride bırakmaya çalıştıklarıma bir tekme vurulunca, hangisi nereye savruldu bilmiyorum yaşanmışlıklarımın. şimdi hepsi sadece canımı acıtıyor ve biliyor musunuz artık düşünmekten korkuyorum. Bir gün vicdanımı soğuk soğuk yiyeceğim ve işte o zaman belkide tertemiz bir sayfa açabileceğim.
 
   Bu kadar karmaşıklığa rağmen bildiğim tek şey var: ''Çok yorgunum be tatlım...''

6 Kasım 2012 Salı

Ben Yine Ne Boklar Yedim!!!

 

   Merhaba canlarım nasılsınız? ben kendimden bihaberim, ne yaptığımı bende bilmiyorum.
Aslında bütün bayramı hasta bir şekilde yatak döşek yatarak geçirmeme rağmen, hala toparlanmış değilim. Burnum, tarihi çeşmelere, yüzyıllık hayratlara taş çıkartacak şekilde hiç durmadan çalışıyor. Öyleki yanımda mendil yerine tuvalet kağıdı taşıyorum. 2 rulo bitirdim. hı-hı evet bunu yaptım :D

   Bütün bayram boyunca kuzenimin yanındaydım. malum ona destek olmam gerekiyor. okulundan alındı ve dış dünyayla bağlantısı kopartıldı. psikoloğun verdiği ilaçlarla ölü gibi yatıyor. neler düşündüğünü nasıl hissettiğini inanın bilmiyorum. sadece tahmin edebiliyorum o kadar. evime döndüğümden beri de hiç arayıp sormadığımı itiraf etmek zorundayım ama.
hangi akla hizmet böyle davranıyorum bilmiyorum, gerçi yaptığımız konuşmalar sırasındaki bilinçli halleri ve mantıklılığı kanımı dondurmuş olabilir orası ayrı.

   Bir kez daha gördüm ki bizim ailemiz gerçekten parçalanmış. Dayılarım bir tarafta, teyzelerim desen bir tarafta. dedem ise tek başına, kendi yalnızlığında boğulmak üzere. dediği tek şey: ''Çok yorgun ve yalnızım wertherim. ne yapacağımı bilmiyorum. evlatlarım için artık yapabileceğim hiçbir şey yok. kimsenin beni bulamayacağı bir yere gidip son nefesimi orda vermek istiyorum.''
dedem için gerçekten çok üzülüyorum. anneannemin vefatından beri bütün ailemizde gözle görülür bir parçalanma olduğu inkar edilemeyecek bir gerçek. Zamanın ne göstereceğini bilmiyorum ama iyi şeyler göstereceğine olan inancım gücünü yitirmeye başlamış gibi.  şu küçük yaşıma rağmen o kadar çok şey yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum ki bazen kafamı geriye çevirdiğimde aslında ne büyük yükler altında ezildiğimi görünce küçük bir tebessüm ediyorum sadece.
hepsi bu.

   Çarpık ilişkilerin adamı olduğumu bilmeyeniniz yok sanırım. işte o ilişkilerimden birinde bir kızdan bahsetmiştim size. onu zaman zaman özlediğimi kimseden saklayamam, çünkü beni ben olduğum için seven tek insandı o annemden sonra. Biz bütün acılarımızı birbirimizin bedenine gömmüştük. bir taraftan acı verirken bir taraftan da gülümsetmeyi görev edinmiştik kendimize. benzerdi yaşantılarımız, göz göze gelince neler hissettiğimizi bilirdik zaten ve hiç konuşmaz dudaklarımızı teslim ederdik yokluğa. üç puanlık kısmıma dokunabilen tek insanla hiçbir zaman kesmedik görüşmeyi. hep bir şekilde konuştuk görüştük özlediğimizde.

   Telefon trafiğimizin yoğunlaştığı bir sırada buluşmaya karar verdik. onu göreceğim için gerçekten heyecanlıydım. normalde dışarıda buluşacaktık ama o bize gelmek istedi.

   Geçen çarşamba günü o okula gitmedi ve sabah bize geldi. bende ilk defa dersime gitmedim. Kahvaltı hazırlamıştım ama yapmadık, sadece küçük ekmek parçaları yedik ve bol bol sohbet ettik. uzun zamandan sonra kendimi ilk defa huzurlu hissediyordum ve ilk defa içten gülerken buldum kendimi. Birbirimize ölümüne takıldık ve dalga geçtik.

   Film izlemeye başladık ama çok sıkıldık, sonra vazgeçtik izlemekten ve uykumuz olduğu için uyumaya başladık. normalde yan yana gelince ikimizde rahat durmayız bu yüzden taa en başta bir iddiaya girdikç ilk kim karşı tarafa hamle yaparsa iddiayı kaybedecek ve yine karşı tarafın bir isteğini sorgusuz sualsiz yapacaktı. Tabii ki iddiayı kazanmak için her türlü hile hurdayı çevirdi bizim kız ve elbette kazandı. daha doğrusu ben kazanmasını istedim. ciddiyim.

   Birlikte uyuyuşumuzun en tatlı yeri iğrenç bir telefonla kesildi. tıpkı filmlerdeki gibiydi her şey. tam öpüşecekken çaldı telefon. Arayanlar okuldandı. bizimki okula gitmediği için hemen aillesine haber falan verilmişti. hal böyle olunca apar topar gitmek zorunda kaldı.

   Akşam olunca telefonda konuştuk ama ağlıyordu. beni azarlayıp kapattı telefonu ve neredeyse 1 haftadır tek kelime etmedik. Birazdan arayacağım ama onu ne oldu diye.

   Duygularımın çok karmaşık olduğunu söylemiş miydim size daha önce. Çok uzun zamandır kimse beni heyecanlandıramadı. Ne bir kız ne de bir erkek. sanki aseksüel olma yolunda hızlı bir şekilde büyük adımlarla ilerliyorum. Birisiyle duygusal bir ilişki kurma fikri çok hoş gelsede iş cinsel yönünü düşünmeye gelince karnıma bir ağrılar giriyor. içimde çok garip bir duygu oluşuyor tarifsiz. benliğimi dışlamaya mı başladım acaba? gerçekten bilmiyorum.

   Üzmekten ve üzülmekten kokuyorum. evet korkuyorum! tamam bu korkularla yüzleşmeden daha hiçbir şey yaşamadan böyle düşünmek saçma olabilir ama ben yinede korkuyorum!!!

   Kardeşim evden taşındığından beri her şey çok garip. evde gerçekten çok huzurluyum ama o orada huzurlu değil biliyorum. zaten babasıyla da arası çok kötü. bütün bunların ışığında o evi ikinci kez basmaya gideceğim kardeşime destek olmak için. Büyük ihtimalle o kahpe kadınla da kavga edeceğim hatta kendime hakim olamazsam elimden bir kaza bile çıkabilir. hayat bu içimdeki şırfıntının ne zaman ne yapacağı belli olmuyor hem!

   Şu sıralar tiyatro nefes almamı sağlıyor resmen. yeni arkadaşlıklar kurdum ve bazıları güzel dostluklara dönüşecek gibi. herkesin beni sevmesi ve o kadar kalabalığa rağmen adımı bilmeleri ve bir şekilde ön plana çıkmak beni çok mutlu ediyor. bir de gülmeyi ve insanları güldürmeyi çok seviyorum :) :) umarım her şey çok güzel olur benim için :)
   Okulda benim hakkımda birkaç kişi konuşuyor sanırım bu çocuk gay diye ama hiç takmıyorum. hatta yüzüme ima eden oldu ama sırıtıp geçtim. ben değişiyorum bunun farkındayım ve bu değişimde beni korkutuyor.
   offff ne çok korkuyormuşum bende. görende cesaretime tır kaçmış zannedecek. tü nalet olsun bu kahpe zamana!

Bu kısma hayatımın belli bir dönemine yerleşip beni mahvetmiş şarkıyla veda etmek istiyorum :)



KISKANÇLIĞIM

   Aslında blogger buluşmasının olmaması için çok beddua ettim, bolca kötü enerji yolladım ama patrickciğiminde dediği gibi sanırım spam olarak gitmiş onlar. umarım g*tümde patlamazlar sonradan :D :D :D
   Tanışmanıza, kaynaşmanıza ve eğlenmenize gerçekten çok sevindim ama :) eğer buluşmada olsaydım ben de pek çok oscar alırdım haberiniz olsun. ay iddialı mıyım ne :D :D
   Belki inanmayacaksınız ama sizlerin dışında doğru düzgün arkadaşım kalmadı. her şeyimi çekinmeden bir sizle paylaşıyorum neredeyse. Twitter en eğlenceli hobilerimden oldu. ordan sizlere laf yetiştirmek hoşuma gidiyor :D

   Ayrıca ne zaman olur bilmiyorum ama hep söylediğim şeyi tekrar söylemek istiyorum: Ankara'da da bir blogger buluşması yapmalıyız bence. Burda da çok kişiyiz çünkü :) hem istanbulun intikamını almayı istiyorum :D ve eminim ki şehir dışından misafirlerimiz de gelir. Aralık gibi yapabiliriz bence ama ondan önce ankara'da olanlar el kaldırmalıııııı :D :D :D

NOTLAR:

1) Buluşmaya gelmemiş olmama rağmen orda olanların bile vâkıf olamadığı dedikodular biliyorum ahahahhaha oturun çatlayın :D

2) Şu patrick'in biraz kulağını çekin canım bu ne? hiç oturup ders falan çalışmıyor eli işte gözü oynaşta. hatta yalan söyledim elide oynaşta gözüde oynaşta. biraz otursun çalışsın kendini soyutlasın kolilerden falan :) Vallaha hep onun iyiliği için şikayet ediyoruz size. abileri ablaları annesi kardeşi konulun onunla biraz :D

3) Buluşmaya sanal olarak bağlanmamı sağlayan enstitü müdürüme de ayrıca teşekkür ediyorum. ödülünü sonra vereceğim onun :)

4) Umarım bir gün hepinşzle tanışma fırsatı bulurum çünkü herkesi acayip merak ediyorum :)

5) Hepinizi çok ama çok seviyorum :D <3

   Kendinize çok iyi bakın pıtırcıklarım olur mu? hepinizi kocaman öpüyorum :*