dinleyin ve kendinizden geçin :*

10 Ekim 2012 Çarşamba

Birikmiş Olaylar Silsilesi

  
    Merhabaaaaaaaa pıtırcık bloggerlar ve ponçik okuyucularrrrr nasılınız?
bence çok iyisiniz hiç öyle naz yapmayın aman kötüyüm diye. Bakın hayat akıp gidiyor, öyle her şeye 3-5 gün üzülme gibi bir lüksümüz yok. otur iki ağla sonra sonra kalk pişkince sırıt. dudak büküp çemkirme hemen mikrop. bak ben bir taraftan öyle yapıyorum diğer taraftanda mahsun'a yıkılmadım ayaktayım parçasında eşlik ediyorum. mükemmel miyim ne :D

   Aslında bu bir deyim mi onu bile bilmiyorum ama deyim yerindeyse b*k gibi bir haftasonu geçirdim ve allah'ım bir daha yaşatmasın lütfen mümkünse :)
uzun zamandır annemle aramız baya baya kötüydü. kadın depresyon bunalım ve daha adını bilmediğim ne gibi kötü ruh halleri varsa hepsini aynı anda yaşıyordu resmen.
Kafayı yaşadıklarını hak etmediğini düşünerek ölmeye takmış bir insan nasıl olur az çok tahmin edebileceğinizi düşünüyorum. Bir önceki yazımda annemin astım krizi geçirdiğini ve kollarımda heran ölebileceği gerçeğiyle yüzleştiğimi zaten yazmıştım size ve tabii neden o hale geldiğini. o günden bugüne değişen pek bir şey yok aslında. Annem hala sinirli öfkeli ve asabi. üstelik yep yeni bir otorite kurma hevesiyle yanıp tutuşuyor. heran bende alev alabilirim söylemedi demeyin.
  
   Kardeşim pazar günü resmi olarak, kendisine baba demeyi uzun zaman önce bıraktığım o insanın evine taşındı. taşınmadan önce ve sonra iğrenç olaylar yaşadık. evet kelimenin tam anlamıyla iğrenç.
  
   Okula başladığım için arkadaşlarımla görüşememenin sıkıntısını yaşadığım günlerde pazar günü arkadaşımdan gelen telefon beni bir hayli mutlu etmişti. dışarı çıkıp okey oynayacaktık ne güzel. annem yine kendisinden geçti ama durur mu hiç.
evde temizlik yapılıyor senin umrunda değil şöyle böyle bir ton laf. özellikle annemin odama girmesinden nefret ediyorum. eşyalarımın yerini değiştirmesinden, odama bakıp beni aşağılamasından ve sürekli verdiğim sözleri hatırlatmasından bıkmış ve de usanmış bir haldeyim. Kardeşimle yaşadığı bütün sıkıntıların ve onun evden gidişinin sinirini benden çıkarmaya hiç hakkı yoktu. Üstüne birde hayatımda en çok değer verdiğim şeyleri yani romanlarımı yakmakla tehdit etti beni hatta mutfaktan gidip çakmak alıp geldi ve dolabımdaki kitaplara uzattı elini. bende bir sinirle alini tutup ittim kendisini. bağıra çağıra çık git odam karışma hiçbir şeyime ya. kitaplarımı parçaladığın yetmedi şimdide yakmaya mı çalışıyorsun, asla izin vermem buna dedim. Birbirimize girdik. ben arkadaşlarımı arayıp onlara gelemeyeceğimi söyleyip özür diledim. ben bunları yaparken annem bilgisayarımı, faremi, sandalyemi ve traş  makinemi oraya buraya fırlattıktan sonra elindeki viledayla parkelere ve lambama eş zamanlı darbeler indiriyordu.
    Artık dayanamadığını falan söyledi, zaten kaç gündür de hep aynı zırvalıkları, zırvalık diyorum çünkü cidden olmayan şeyleri kafasına yerleştirmiş bir durumda söyledikleri zamanında konuşulup kapatılmış şeyler, dinlemekten yorulup bıkmıştım.
mutfağa gidip kapıyı kilitledi. aradan biraz zaman geçince ağlama sesleri kendisni iyice hissettirmeye başladı ve çekmecelerin açıldığını duydum. evet evet annem hafta içinde savurduğu tehditlerini uygulamaya koyulmuştu. Günün ilk intihar girişimine tanıklık ediyorduk.
ben zorla kapıyı açtım hatta elimde çekiç falan kapının camlarını falan kıracakken arkadaki anahtar tekmelerim sonucu düştü ve başka bir anahtarla kapıyı açtım.
ilk fasılı böyle atlattık. sonra hiçbir şey olmamış gibi temizlik yaptık ve tabii bende kendisine yardım ettim. annem mutlu gbiydi.

   Annemi alttan almam gerektiğini düşünenler olacaktır kesinlikle aranızda ve emn olun bugüne kadar yaptığımda hep buydu ama o gün ekstrem bir durumla karşılaştım malesef.

   Uzun zamandır aramız bozuktu en yakın arkadaşımla. beni bilen her şeyimi paylaştığım kardeşim dediğim kızla aram açıktı ve o gün arkadaşlığımıza nokta koyduk daha doğrusu o koydu. sebepleri çok saçma ve hak etmediğim bir muamele gördüm. bunca yıldan, yaptığım ve katlandığım bunca şeyden sonra bu zaten beni üzüntü ve keder denizlerinde boğmaya yetecekken ben arsızlığa vurup kafa dağıtmak için arkadaşlarımla okey oynamaya gidecektim. annem engel olmasaydı. bütün bunların üstüne annemi kaldıramadım açıkçası işte sakin olamayışımın asıl nedeni budur.

   Pazar günü akşam olup da kardeşim evden gittikten sonra eve bir sessizlik çöktü. annem durmadan ağladı. neden bilmiyorum ama o her ağladığında onu her öyle gördüğümde kan beynime çıkıyor. bir sinirleniyorum. ben mutfaktan suyumu almış dönerken yolumu kesti annem. bak oğlum bu son ile başlayan cümlesi tehdit cümleleriyle devam edip beni sindirdiğini sanmasıyla bitti. eski halimize geri dönüyorduk. sonra baya bir tartıştık. annem yine ağlamaya başladı ve sessizce yine mutfağa gitti. artık ne olacağını bildiğimden bende koşar adım gittim oraya tam kapıyı kilitleyecekken açtım kapıyı. evet işte yeni modamız bu. mutfağa kendini kilitleyip bıçakla bir tarafınızı kesmeye yeltenmek. intihar modası ikoncanınız olarak son intihar modası için beni takip etmeyi asla bırakmayınız.
geçen hafta kendini asmayı tanıtmıştık.
kendini asma out kendini mutfağa kilitleme in...

   Pazartesi sabahı da spora gitek için çantama koyduğum kıyafetleri kontrol etti annem. evden kaçacağımı düşünmüş yazık. akşamda beni arayıp yemeğe çıkardı beni. sanki hiçbir şey olmamış gibi konuşup güldü. sanki dün benim ağzıma bilmem kaç posta s*çan, iki kez intihar etmeye çalışan, her fırsatta beni ona duyduğum sevgi ve ona olan maneviyatımdan vurup vicdan yaptırmaya çalışan o değildi. sanki pazar günü hiç yaşanmamıştı. sesimi çıkarmadım. her şey yolundaymış numarası yaptık ana oğul...

   Spora başladım evet. pazartesi yaptığım çalışmanın sonuçları bana kas ağrısı olarak geri döndü şu satırları yazarken dahi kıvranıyorum siz düşünün.

   AMA ÇOK İLGİNÇ BİR ŞEY OLDU...

   Sporda gerçekten çok taş çocuklar vardı ama nedense soyunma odasında midem bulandı. bir tanesini bile hayallerime sokamadım. Normalde kendime malzeme yapacağım çocuklar bu sefer mide bulantıma bahane olmuşlardı. hiçbir anlam veremedim bu duruma ama üzerinde çok da düşünmedim doğrusu.
   sonra tekrar düşününce fark ettim ki aslında ben bir erkekle hep bir duygusal ilişki, yani kezbansal masum bir ilişki hayali kurmuştum. o saflığın içine sex'i soktuğum zaman içim bir tuhaf oluyor. midem kasılıyor resmen. Yaşadığım çarpık ilişkim haricinde zaten bir deneyimim yok ve bir gün sevgilim olursa onunla nasıl birlikte olacağımı bilmiyorum. içimdeki o tuhaf duyguyu nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum aslında. iğrenme bu durumumu karşılamaz hatta havada sılı kalır ama aklıma başka bir kelime gelmiyor.
  
    Ayrıca çok saçma bir yönümü daha istemeye istemeye bugün kabullenmiş bulunmaktayım.

ELLER NASIL BİR KOŞUL OLABİLİR...

   Dünyanın en yakışıklı erkeğide olsa eğer ellerini beğenmezsem nedendir bilinmez istemsiz bir soğuma gerçekleşiyor bende. yenmeye çalışıyorum bunu ama nerde beğendiğim bir çocuk görsem direk ellerine bakıyorum. kıstasım ne bu konuda onu da bilmiyorum. sadece görünce bir şekilde beğeniyorum ya da beğenmiyorum.

  oooffff ay ben iyice kafayı yiyorum haa günden güne. zaten bir sevgilim bile yok. hem olsa kaç yazar orası da ayrı tabii. içimde bir şeylerin değiştiğini hissediyorum ve ne olduğunu bilmediğim bir nedenden ötürü bu değişim beni korkutuyor. ayrıca en yakın arkadaşımdan da yediğim kazık sonrasında artık insanları o kadar çok düşünmemeye çalışıcam dedim kendime. bencil olacağım gamsız olacağım. yapamayacağım sanırım ama...
Değer verdiğim insanlar bir bir giderken hayatımdan dönüpte suçu kendimde aramak istemiyorum çünkü ne ölümlerin ne de alınan kararların önüne geçebilirim. kendime neden bu kadar yükleniyorum onu da bilmiyorum. bildiğim tek şey kulaklığımı takıp müzik eşliğinde salya sümük ağlamak ve yeni güne gülerek başlamak istediğim.
  
   3-4 günümün özeti buydu gençler. eğer kollarımda derman olsaydı resim falan da eklerdim ama şimdilik uyumam gerek. aceleyle yazıdğım bu posttaki yazım ve noktalama yanlışlıklarını görmeyiniz lütfennnnnnnnn :)
   Hepinizi çok ama çok seviyorum. kendinize çok iyi davranın bir kere ve yaşamaktan sakın kokrmayın.
pişkin werther'iniz gibi hep gülün inadına :D kocaman öpüyorum sizi :*

6 yorum:

  1. werther acıların bahsetmişsin sonunda.. Sanırım o adsız sapığın artık çok mutlu olacaktır :))

    Kuzum ne büyük dramlar içinde yaşıyorsun sen de biz de derdimiz var sanıyoruz.. Annem sessiz bir bayandır ama bir günden bir güne kavga ettiğimizi hatırlamam mesela... vallahi çok zor yaa.. annen doktora gidiyor değil mi, kesinlikle gitmeli buradan başka başka şeyler okumayı kaldıramayabilirim... ben de tehdit ettim sanırım ama öyle yaaa kıyamam sanaa.


    sen hep gül, gülümse :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. benim o acılardan beslenen adsızım yazmayınca çemkiriyor. insan bi yazınca da aferim çok güzel acılar yaaşamışsın kutlarım seni falan der :D
      zaten hayatım tehditlerle geçiyor bigayım bir de sen etme nolursun :) ayrıca kıyan kıyıyor vallaha wertherine.
      ve merak etme, gücüm yettiğince güleceğim...

      Sil
  2. Allah'ım.
    sabah odama girip "geç kalacaksın evladım, uyanmadın mı daha?" demesi yüzünden anneme carladığım için utanıyorum şu anda. kolay gelsin werther'cim, ne diyelim. o.O

    ayrıca eller önemlidir. ellere bakılır, hatta ayaklara da bakılır. eller beğenilmeli. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyle anneye can kurban ev oğlanım yerinde olsam şükrederdim :D benim annemde sürekli bu modda değil tabii ki ama genel olarak böyle aramız. teşekkür ederim umarım bundan sonra kolaylaşır :)

      bana katıldığını bilmek içimi rahatlattı cidden. didik didik edin elleri gözlerinizle :D

      Sil
  3. İçimi siktin saatlerdir bloğunu okuyorum devam edeceğim yarısı bitti sanırım. Acı üstüne acı var ama herkes kötü şeyler yaşadı zamanında. Bunları düşünüp üzme kendini sakın! Olanlar oldu bitti. Güzel günler göreceksin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bunlar çok geçmişte kaldı zaten pıtırcık, şu anda hayatım güzel ve ben mutluyum :)

      Sil