dinleyin ve kendinizden geçin :*

25 Eylül 2012 Salı

3 Konu Tek Yazı

  

   Merhaba pıtırcıklar nasılsınız?
Ben kendimi Altın pusula filminde kuzey kutbunda kısa etek ve muz çorapla koşuşturan küçük kız gibi dengesiz hissediyorum. Emin değilim tam ama iyiyim yani galiba :D

   Bugün size üç ayrı konudan bahsedeceğim ve yazının uzun tutabileceini de göz önüne alarak olabildiğince özet geçmek niyetindeyim. her şey sizin için, sıkılmayın yani :D offff ne düşünceliyim yaaaa :) hangisinden başlayacağımı bilmiyorum. önce kötü olanın başlayayım.

Konu 1

   Bir taraftan yemek yiyor bir taraftan kardeşimle kavga ediyordum. Kavga ederken sesimi kontrol edemem genelde ve hep bağırırım bu nedenle ev benim sesimle inliyordu adeta. sonra kardeşimi daha fazla tartışmak istemediğimi söyleyerek susturdum. ama çocuğa allah bir çene vermiş sormayın. bir de mantıklı konuşsa öpüp başıma koycam ama sırf laf olsun torba dolsun yani.

   Aradan biraz zaman geçti ve annem yüzü kireç gibi bir vaziyette mutfaktan koşarak çıktı. ben ne olduğunu anlamadım biranda. annem sadeşe şunu söyledi. ''Werther bizim alt katta birisi kendisini asmış.'' neye uğradığımı şaşırdım. bir saniye içinde kaç farklı senaryo kurudğumu tahmin edemezsiniz. binamız zaten küçük 9 aile yaşıyor ve herkesle aramız çok iyi o yüzden biran ne yapacağımı bilemedim. kalbime resmen bir şey saplandı. annem onun yanında gelmemizi, kötü etkilenip korkacağımızı düşünse de onun yalnız gitmesini istemedim. tabii gerizekalı kardeşim hemen bende gelcem merak ediyorum izleyeceğim diye tutturmaz mı? orda insanlar acı içerisinde o mal arkadaşını da almış gelmiş gülüyorlar. ağzının üstüne vurcaktım bir tane.
   Giriş katta yaşan evli bir çift vardı. binamıza sonradan geldiler. aralarında bir sorun olduğunu hiç bilmiyordum ki zaten kim kimin 4 duvarının içini tam anlamıyla bilebilir ki?
   Adam kendisini astıktan saniyeler sonra karısı gelmiş işten eve. Kızmayın ama o kadar şey yaşadım ki buna büyük şans mı desem yok sa öyle mi ayarlanmış desem bilemedim. neyse kadın hemen çığlık atıp binadakileri ayağı kaldırmış. bir teyze var adı sevgi olsun o hemen aşağıya inip kurtarmış adamı. binamızda bir hemşirenin de olması büyük şans hemen ilk yardımda bulundular. hemşire ablamızda yazık banyodan çıkmış apar topar saçları ıslık pijamalarını ters giymiş. belli o da neye uğradığını şaşırmış. sevgi teyze desen elini falan kesmiş hageri yok. zira abimiz içmiş içmiş ve şişeleri kırıp cesareti bulunca asmış kendisini. yerler hep bira ve cam doluydu. sonra kızın babası geldi. damadı için bıraksaydında ölseydi gibi bir cümle kullandı ve hepimiz şok olduk. hiç o durumda öyle bir şey söylenir mi ya allah akıl fikir versin. neyse en son kendisini asarak bir sona ulaşamayan abimiz ayıldıktan sonra kolundan çıkardığı bir bıçağı kendisine saplamak istemiş ve bunda da başarılı olamamış. polis ambulans derken zorla adamı hastaneye götürdüler.
ne biliym çok kötü oldum. ben de şimdiye kadar  iki kere intihar girişiminde bulunan bir insan olarak anlamaya çalıştım onu. sonra ölümle yaşam arasındaki o ince çizgiye tanıklık ettim bir kez daha ve ne aptalmışım dedim. olan gidene oluyor geride kalanlar iki gün ağlayıp hayatlarına devam ediyorlar.
Önemli olan ölümden değil, yaşamaktan korkmamak diyerek bu konuyu burda noktalamak istiyorum.

Konu 2

   Ben bugün pandacığımla buluşup üniversiteme gitttiiimmmmm :D ders kaydımda bir problem çıkmıştı ve onu halletmek istiyordum. okula nasıl gideceğimi onu bırakın bölümümün nerede olduğunu bilmeyen ben için bu çok zor olacağından hemen kaptım telefonu ve kendisini aradım. önce beni bir sakinleştirdi. bunların olağan şeyler olduğunu ve halledileceğini söyleyip asıl duymak istediğim şeyi geciktirerek her ne kadar beni süründüryse de sonunda tamam yarın seni götürürüm dedi ve ben bir ohhhhhh çektim :D
   Bugün öğleden sonra 1 için sözleşmiştik kendisiyle. saat bir oldu ama bilin bakalım panda bey nerede? evden yeni çıkıyor. Tanrımmmm!!! Dolmuşlar, otobüsler, taksiler haber getiren postacılarım, ağaçlar ise en büyük sırdaşım olmuştu. güneş tüm acımasızlığayla seksi bedenimi yorup beni terletirken geriye kalan tüm varlıklar kulaklarımı sağır etmek istercesine bağıyırlardı. 3 tane yakışıklı prens geldi beni kurtarmak için ve bir tane de yakışıklı olmaktan son anda vazgeçmiş bir prens. bunlar otobüsler ve dolmuşlardı tabii ki. hayır dedim pandam gelmeden size varmam.
neyse en sonunda geldi :D arkamı döndüm bir de ne göreyimm aaaaa bu çocuk panda falan değil. yemin billah abartıyor :D neyse öpüştük falan sonra kendisine en yakın arkadaşlarımı tanıştırdım. bir rüzgarın refakatinde merhaba dedi bütün ağaçlar ona. kendisini affettirmek için bana fal bakıcak söz verdi ahahahah :D hemen durumdan bir çıkar sağladım napıym :D
   işte gelen bir yarım otobüse verdik kendimizi en sonunda. ay yol git git bitmiyor. bir taraftanda korkutuyor beni sen bir de kışın gör buraları falan diye :D neyse gittik olmayan danışmanım sorununu çözdük sonrada ders kaydı falan derken zaman aktı gitti :D bu arada pandam ders kaydı tamamdır. kalan iki derside yaptım ahahahah çok mutluyum :D
   İşte sonra bana nacizane üniversitemizi gezdirdi. moralim biraz bozuktu benim aslında ama hep yaptıüım gibi arsızlığıma, şımarıklığıma ve çeneme verdim unuttum :D tabii ki bu durumda pandamla ilk görüşmemde kendimi yanlış tanıtmış olabilirim ama valla ben çok datluyum :D
bir sürü çocuk kestim ama panda bana eşlik etmedi. ben bıdır bıdır konuşurken o beni dinleyip gülmekle yetindi. sakin bir insan kendisi. sevdim ben onu çokkkk :D offff allahım nolur gönlüme göre bir sevgili yapayımmmmmm oralarda :D
   Aslında yemek yiyecektik ama kendisi yoruldu malum ameliyat da oldu. oraya kadar gelip bana yardımcı olması bile çok büyük bir incelikti. ona burdan bir kez daha çok çok çok ama çok teşekkür ediyorummmmmm :)

Konu 3

   Üçüncü ve son konumuzda size bir diziyi tanıtmak istiyorum. filmimizin ismi Hit & Miss
Şans eseri keşfettiğim bir sizi kendisi ve inanın çok severek izliyorum. ilk sezonu 6 bölümdü ve konusunu okuduktan sonra umduğumdan daha fazlasını buldum. konusu ise şöyle:

   Film Shameless'ın yaratıcısı olan bir Paul Abbott filmi.

   Kiralık katil olan Mia’nın, kimsenin bilmediği bir sırrı vardır. Kendisi aslında, transseksüel bir kadındır. Yaşamını bu şekilde idame ettiren karakterimiz, bunalımlı günlerindeyken, eski sevgilisi Wendy’den bir mektup alır. Kanser olan Wendy, Mia’ya, şu anda 11 yaşında olan Ryan ismindeki oğlunun, babası olduğunu söyler.
Dizinin başrolünde, Oscar adayı ve Altın Küre sahibi olan Chloë Sevigny bulunuyor. Kendisini Big Love‘ dan tanıyabilirsiniz. Bu ismin haricinde, en son Prisoners Wives ta seyrettiğimiz Jonas Armstrong  da dizide yer alan başka bir cevher.
Hit and Miss; aile, cinsel kimlik ve ebeveynliği, Mia karakterinin öldürme iç güdüsüyle birleştiren bir çerçeve içerisinde veriyor bize.  Dediğim gibi ben beklediğimden fazlasını buldum. değindiği çok güzel noktalar var ve bazen gözlerimin dolduğu bile oldu.
Umarım sizde beğenerek izlersiniz.
Kendinize çok ama çok iyi bakın pıtırcıklar. hepinizi çok seviyorum :) unutmadan, bir de kendinize iyi davranın...

17 Eylül 2012 Pazartesi

Gözümü Açar Açmaz...?

   Merhaba ve günaydın pıtrcıklarımmmmmmmmmm :D nasılsınız iyi misiniz?
ben mi? ben, kendimi bataklığına henüz kavuşmuş shrek gibi hissediyorum, pis ama kirlenmek güzeldir felsefesine tutunmuş :)

   Son görüştüğümüz zaman içinde bulunduğum o ruh halinden kurtulmuş sayılırım. gerçi o üzüntü ve keder daha kötü zamanlarımın habercisi gibiymiş. zira annemle öyle bir kavga ettik ki birbirimize rest çekecek noktaya geldik. yine beni kısıtlamaya başladı ve ben buna boyun eğsem beni eve kilitleyecek resmen. konuyu özetlersek ki bu cümleyi yaptığımız asıl tartışmadan sonraki tartışma kritiği toplantımızda söyledi: ''Ben normal bir evlat istiyorum.'' Sanki ben anormalmişim gibi söylediği bu cümle öylesine yaraladı ki beni tahmin edebilirsiniz sanırım. neyseki dün Huzur abidemle telefonda konuştum da rahatladım çokça. ona burdan bir kez daha teşekkür etmek istiyorummmm :)

   Şimdi o pis ee kaka ve daha nice kötü sıfatla nitelenebilecek olayı anlatıp acılara girmeyi bir kenara bırakarak asıl mevzuya gelmek istiyorummmm :D evettt daha asıl mevzuya gelmedikkk :D

   Bu sabah gözlerimi açar açmaz, ki bu olay daha bir 10 dakika önce falan gerçekleşti, hemen aklıma MİM geldi. o nasıl oldu diyeceksiniz?

   Yıllar önce hayatımdaki ilk evlenme teklimi aldığım adam (hayır evlenemedik çünkü kayıplara karıştı) kazunun bana yollamış olduğu bir mim vardı. heh işte onu ben kimlere kimlere yollamıştım teee ne zamanlar ama bir yazan çıkmadı içime oturdu resmen.
  
   Evlilik teklifinin ertesi günü beni aldatarak boynuz koleksiyonuma çok nadide bir parça daha ekleyen ikinci evlilik teklifimi aldığım adam yani bigayımın bu mimi yazıp beni sevindirmesi gerekiyordu ama nerdeeee?
sen git anca gönül eğlendir tamam mı? sırf  bloğunu açınca dinlediğim o güzel müziklerin hatrına salon beyfendisi çizgimden dışarı çıkmamaya çalışıyorum :D :D :D
   Sevgili arayacağına elindekini kaçırmayaydın ben tatlım. nurhayatımında dediği gibi, ''biz doğuştan kendinden ışıklı mükemmel insanları kaçıranlar üzülsün anacım, sen hiç kafamı yorma.'' :D :D

   İkinci olarak, ortadan kaybolmasının ardından kendisiyle ayrılma kararı aldığım kazunun tarafına geçerek ortalığı karıştırma yeleğini üstüne giyen o gayciğime sesleniyorum ama biliyorum ki uğraştığın şeyler vardı kafan rahat değildi. her ne kadar kazunun bir iki dakikalık korumalığını yapsan da sonradan doğru yolu bulup ışığı gördüğün için çok teşekkür ederim canım :D
ve inanıyorum ki bundan sonraki ilk icraatın bu mimi yazmak olacak :D



   Bu yazıma nokta koyarken sizi bir konuda bilgilendirmek istiyorum :D
şimdi geçenlerde söylemesi ayıp banyoya gireceğim ki ben bıcı bıcı yaparken hep telefonumu yanımda götürür bir taraftan şarkı söyleyip bir taraftan da dans dans ederim. tam işte banyoya girdim suyu falan açtım bir mesaj geldi. kimden tabii ki pis oyuncaktan. napıyorsun dedi, banyoya girdim çıkınca yazarım dedim. Sonra ne dese beğenirsiniz? üstünde ne var ? yemin ederim ben hayatımda böyle bir taciz ne duydum ne de gördüm düşüp bayılacaktım oraya :D :D
ne olabilir tabii ki çıplağım deyince de, aaa ayıp ayıp seni herkese söyleyeceğim bana banyodan erotik mesajlar atıyor diye dedi :D
Şimdi doktor olacak bu çocuğa, nasıl olacak orasınıda hiç bilmiyorum ya neyse, birisi banyoya bıcı bıcı yapmak için girdiğinde  üzerinde  hiçbir şey olmaması gerektiğini söylerse sevinirim. kendisi kıyafetleriyle mi yıkanıyor anlamadım ki ahahahhahahahhaha :D

                                                                   NOTLAR
1) Şimdi ben buyazıyı neden yazdım?
çünkü anladığım kadarıyla mimi yazıp yollayan kişinin postaladığı kişiler üzerinde manevi bir baskı oluşturması gerekiyor yazmaları için :D :D

2) İkinci olarak tabii ki biraz eğleneeyeyim matraklık olsun diye yazdım :D kimse üzerinde baskı hissetmesin ahahha :p

3) Allahım ne kadar kötüyüm ben ya ahahahha :D

4) Ne çirkef çıktım lan ben! :D

5) Number one girl annem ben evde kalmadım di mi? öyleyse de sakın turşumu falan kurma tamam mı :D

    İnanın hepinizi çok ama çok seviyorum ve içimden hep şunu söylüyorum iyi ki varsınız ve iyi ki blog yazmaya başlayıp sizlerle tanışmızışım. kendinize çok dikkat edin  pıtırcıklarım. kocaman öpüyorum sizi :)

10 Eylül 2012 Pazartesi

Biter Dersin Ama Aslında Yeni Başlıyordur

     Bugün nasıl olduğum hakkında gerçekten hiçbir fikrim yok. ne bir sevgi sözcüğü kullanmak istiyorum ne polyannacılık oynamak ne de yazımı beceriksizce resimlerle süslemek gibi bir niyetim var.
bugün, hayır hatta bir haftadır kendimden geçmiş gibiyim. Bugüne kadar yaşadıklarımı düşündüm oturup. sabah ezanları uyumamı söyleyen uyarıcılar oldu benim için. Gözlerimi kapadığımda hiç görmediğim kabuslarla nefes nefese uyandım. uzun zamandır ilk defa isyan edip gizlice ağlamak istedim. göz yaşlarım yine içime aktı ve boğazımda düğümlendi. halbuki artık yeni şeylerle uğraşmak zorunda kalmayacaktım ama ne mümkün.
Baba kelimesini kendisine çok gördüğüm insan beni yine ve yeniden yıkıp geçti. ailemizin dağılmasına sebep olan kadınla birlikte yaşıyor şu anda. kardeşimde babamla yaşamak istiyor ama o kadını orada istemiyor. tıpkı babamın da beni hayatında ve yanında istememesi gibi. sanki bunca yıl ben ona yalan söylemişim gibi, sanki bunca yıl ben onu yıkıp en sonunda da yüz üstü bırakıp gitmişim gibi.

    Hiç bilmediğim bir kardeşimin olabileceğini öğrendim geçenlerde. İhtimal vermediğim olayların yüzüme çarpılması dengemi bozdu. 13 yaşında, 7.sınıfa yeni geçen, renkli gözlü, sarışın, tombik bir kız kardeş...
Ailemizi dağıtan kadından olma bir kardeş...

    Artık neyle boğuşmam gerektiğini şaşırdım. Bir taraftan ayak izlerimin üstüne basarak beni takip eden kardeşimle mi uğraşayım bir taraftan sürekli her an istemeyeceği bir şey yapacağımdan endişeli annemle mi uğraşayım yoksa bir kadın yüzünden kardeşime rest çekmemesi için babam olacak adamla mı uğraşayım. bilmiyorum.  gerçekten bilmiyorum...

   Kadın o evden giderse kardeşim cehennem hayatı yaşayacak biliyorum. ama gitmezse de çok şey olacak. söylememe gerek yok sanırım oldukça karışığım . benim karışık olmamı geçin olaylar çok karışık olduğu için dilim dönmüyor anlatamıyorum buraya tam anlamıyla.
  
    Artık babamın ne zaman yalan söyleyip ne zaman söylemediğini çok iyi anlayabiliyorum ve onunla dün son kez bir araya gelip bir konuşma yaptık. hayır bir çocuk yok ortada dedi ve yalandı!!! ne kadar inanmak istesem de sözlerine. inanmıyorum olmuyor işte. kadının gitmemesi için kardeşimi ikna etmemi istedi adım açık açık. yapmak istemiyorum, o kadın gitsin istiyorum ama bu sefer kardeşim ne olacak.s
ay ben dönüp dolaşıp aynı şeyleri söylüyorum. kafayı yemeden önce yazımı burada noktalamak istiyorum.

notlar:

1) biliyorum bu yazımı çok paçozca yazdım ama canım öyle istedi.

2) yazımı bigayımın müzik listesi eşliğinde yazdım. teşekkür ederim bigayım :)

3)evlenme teklifi aldım ben, bütün blog alemi duysun. hem de operadaki kazuletten. laf ağızdan çıktı bir kere şaka falan anlamam ben. hem zaten kendisi herkesi düğümüze davet etti bile. nereden davet etti, tabiiki bir önceki yazımın yorumlarında yaptı bunu :)

hepinizi çok seviyorum ve öpüyorum. kendinize çok dikkat edin olur mu?

6 Eylül 2012 Perşembe

Çekirdek Mekirdek Adam Üzülüyor -Mim-

sıra sıra yazılar birbirini kovalar?
cevap veriyorum tabii ki mim :D
bu mim işi gerçekten hoş. her mimlendikçe mutlu olduğumu hissediyorummmm. Operadakimimciustası önceki mimin gittiğini fark edip fırsattan istifade hemen yeni bir şeyler çıkartmış orataya, saolsun bana paslamış. bakalım neymiş bu yeni mim :D

önce mimin içerdiği toplumsal mesajı paylaşıyorum sizinle:

Efenim mimimiz çok basit. Amacı da geçmişimize gülüp kendimizle dalga geçebilmek, büyük bi olgunlukla gocunmadan arkadaşlarımızla paylaşmak. Mademki insanı alienslardan ayıran özelliği hatalarından ders alabilmektir o halde hemen koyulalım derim işe, ne dersiniz?

kurallar please :D

Öööle maddeler halinde soru yok. Tek soru var

"Geçmişte ciddi ciddi üzüldüğünüz, şu an gülüp geçtiğiniz incir çekirdeklerini yazınız!Miminizi ilgili/ilgisiz görsellerle ve kenar süsüyle süsleyiniz.Üç kişiye paslayınız." Ha bi de mimlenen yazısında Kazu şööle iyidir, bööle iyidir filan atıp tutsun hakkımda:)

   Mime başlarken öncelikle operadakikazulete teşekkür ediyorum. (gelenek bozulmasın) :D

offff benim hayatımda büyük acıların yanı sıra küçük acılarda var tabii ki. Artık incirinkini mi doldurmaz yoksa benimkini mi doldurmaz (ay ne diyorum ben) bilemiyorum :D

Çekirdek 1

Bir zamanlar avrupa yakası diye bir dizi vardı bilirsiniz dostlar. bu dizi bitince öyle üzüldüm öyle üzülüp kahroldum ki anlatamam. her çarşamba akşamı atv yi açıp da filmin başlamadığını görünce acılara girip depresyondan depresyona koşuyordum.

*işte bu kazu bu kadar iyi bir insan sevdiğimiz şeyleri unutmamamızı sağlıyor.

Çekirdek 2

Grup hepsiyi ne severek dinlerdim bir zamanlar. offf grup ayrılma kararı alınca cidden çok üzüldüm. hele gülçin gittiği için grubun bozulduğunu aklım almadı, bozguna uğradım.

*İşte bu kazu bu kadar tatlı bir insan, grubun bir arada olduğu şarkıların hala durduğunu hatırlattı bana.

Çekirdek 3

Küçüklüğümün dizisi ruhsar bitince resmen travma geçirmiştim. hayır bu hayatın nasıl bir kahpeliğiydi anlamamıştım o zamanlar, gerçi şimdi de anlamıyorum :D :D

*İşte kazu bu kadar düşünceli bir insan, ruhsarı istediğim zaman tekrar izleyebilme fırsatımın olduğunu fısıldadı kulaklarıma.

Çekirdek 4

Bu resimle ilgili söyleyeceğim iki şey var :D
ilk olarak aşık olduğum tek kadın olan meryem uzerlinin sevgilisini görünce cidden hayattan soğuyuo hayata isyan ederek çok acı çektim.
ikinci olarak ise bebeğim hürremin yani muhteşem yüzyılın sezon finaline girdiği gün hayat benim için durmuştu. Lan ben sana ölürümmmmmmmmmm!!! :D acayip bir tutkuyla izliyorum ben filmi anlatamam. yaşıyorum filmi izlerken. offfff nolur bende bu dizide oynasam. lütfen lütfen lütfen!!!

*İşte kazu bu kadar açık sözlü bir insan, bana; ne aşklar gördüm zaten yoktular, bunlarda gelip geçer dedi mutlu oldum :D

Çekirdek 5

Annemle babamın boşanmaması için bir zamanlar elimden geleni yapmıştım ve boşandıklarında biranda gerçekten büyük bir boşluğa düşmüştüm. hayal kırıklıkları verilen vaatlerin yerine getirilmemesi ve aklınıza ne gelirse işte. ama şimdi dönüp bakıyorumda yaşadığım ve kendime dert ettiğim onca şey gereksizmiş. GÜLÜP GEÇİYORUM hepsine :)

*İşte kazu bu kadar manidar bir insan, hayatın devam ettiğini aslında şimdi üzüldüğümüz bir şeye 3-5 yıl sonra gülebileceğimiz nasihatını bir kere daha bizlere verdiği için :)

Bir mimin daha sonuna gelirken, zira uzadıkça uzayabilecek bir mim bu kendime hakim olmalıyım, ''her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsa efendim'' demek istiyorum :) Bu güzel mimi kimlere paslasam acabaaaaa :D

Önce seni seçtim bigayciğimmm :D

İkinci olarak, pis ayıcığa karşı benle birlik olan o gayciğimmmm sana gönderiyorum mimi :D

Son olarak da fabrikası, kanserojen madde içerdiği gerekçesiyle kapatılan ve halkın sağlığıyla daha fazla oynamasına müsaade edilmeyen  pis oyuncağa gönderiyorum :D

Kolay gelsin pıtırcıklarım hepinizi seviyorum :)

Önemli not: Gördüğün gibi seni paşalar gibi övdüm kazuuuuu :D

3 Eylül 2012 Pazartesi

Hepimiz Pipimiz İçin -mim-

   Bu mim işi baya sevkli haa benden söylemesi. Ayrıca ne o ayıp kelimeler öyle pipi falan. söyleyemem ben utanırım :D :D :D neyse kurallara ne kadar karşı gelmek istesemde içimdeki isyankar tatlılığı bir kenara bırakıp kurallara geçiyorum ve tabii ki kopyala-yapıştır yapıyorum. ne güzel bir nimet o öyle :D

Kurallar:
1. Kuralları üşenmeyip yazan Kezban' a MiM yaratıp sizi eğlendirdiğim için bana, paslayarak başınızı belaya sokan kişiye teşekkür edersiniz zaten, söylemeye ne hacet.
2. Mim çok basit, maddeler hakkında ki yorumlarınızı yazın, yaparım yapmam diye belirtin, en sonunda da bu maddelerin ya tamamını ya da7/8 ni, 6/8ni yapıyorum gibi istatistik çıkarın ki açıkça oranı bilelim.
3. Bu sekiz madde dışında bence şunu da yapıyoruz diye kendi maddenizi de ekleyebilirsiniz. Özgün olmak adına önemli.
4. En fazla 3 kişiye paslayabilirsiniz. Pasladığınız kişinin yazması için baskı uygulamalısınız. Sizin de bu bulogta bir ağırlığınız olsun di mi?
5. MiM başlığı sabittir herkes bu başlıkla yazar. Dişi bulogırlar "Hepimiz Kukumuz İçin" diye değiştirebilir tabii ki hahaha

   Bende bir kezbanım! diyerek öncelikle kezbancığım sana sonra da kezbandan ilham alıp üzerinden prim yaparak (hahaha) bu mimi yaratan bigayıma, son olarak wertherciğini unutmayarak bu mimi bana paslayan gaydacığıma  çok teşekkür ederim :D
hadi başlayayım. kolay gelsin bana :)

1. Hangimiz tanışıp hoşlandığı insanı hemen çıplak hayal etmiyo?Karşı tarafla ''pokemonlar'' konusunu konuşsanız bile o an çoktan içimizden ''seni seçtim sikaçu oyş'' diyip,türlü fantezilere dalıp gidiyosun.Kimse bana ''ayy kezban uydurma'' falan demesin!
- Ay ben kezbanım bilmem öyle şeyleri. ben karşımdakini beğenirsem hemen el ele dolaştığımız ve onun omzunda yattığım zamanları falan hayal ederim. sonra o beni nazikçe öper falan. cinsellik çok sonra gelir. içiniz fesat sizin :D bu madde sınıfta kaldı :D

2. Hangimiz biriyle buluşmaya giderken en sevdiği veya yeni aldığı kıyafeti giymiyo?Evet evet daha etiketini bile sökmeye kıyamadığın şeyi o an ''amaaan senelerdir var bu bende'' yüzsüzlüğüyle giyiyosun.Halbuki evde klorak lekeli pijamanla oturuyorsun.

- Vallahi haklısınız ne yalan söyleyeyim. her dışarı çıktığımda karşımdaki beni farklı farklı görsün isterim. bir gömlek veya tişört giyerken acaba bunu bir daha giymiş miydim ki onun yanında falan diye bile düşünüyorum. gereksiz yere pimpirikliyim bu konuda ama napıym giyim kuşam hayattır yani :D bu sınıfı yıldızlı peki ile geçti :D
3. Hangimiz sevgilisinin evinde titizlikten ölücekmiş gibi davranmıyo?Normalde evde taşaklarını avuçlayıp sonra bişey olmamış gibi mouseu tutan insan.Sevgilisinin evinde veya otelde her nerdeyse...hemen bi Ayşe Teyze'ye bağlıyo.Yok sürekli koltuk altını kontrol etmeler,tuvalete gidip dişlerinin arasında bişey var mı diye bakmalar.Ohoooo

- Bu maddeyle beni benden aldınız, sizin de alacağınız olsun. hiç sevgilisi olmamış birisine böyle bir şey sorulur mu hiç. vicdansızlar :D ama gelelim sadede, bi sevgilim olsa ve evine gitsem titizlikten ölürüm her halde. bir kere hiçbir şekilde kötü bir koku gelmemeli benden sonuçta gelecekteki tatlımın ne zaman seksi bedenime yenik düşüp bana sırnaşacağı belli olmaz :D sınıfı geçtin tatlım :D

4. Hangimiz dışarda yemek yerken içinden hesabı düşünmüyo?Bi kere zaten ''kim ödeyecek?'' kısmına girmiyorum bile.Ama şu hesap olayları çok rezil bişey.Hadi bunu ilk tanıştığın kişiye göre yorma.Mesela uzun ilişkilerde de çok tehlikeli bi konu bu.Ya bi taraf daha çok öder,ya ikisi ortak öder veya bi taraf hiç ödemez.Bunu cinsellikte oynadığı role bağlayanlar da var.''Ben ödeyemem o ödesin,sonuçta aktif o''diyenlere az çok şahit oldum.''Eee sen karın tokluğuna mı sikişiyosun tatlum :D:D?'' diye sorduğumda da çok terbiyeli cevaplar alamamışlığım var.

- Şimdi doğruya doğru hesabı hiç düşünmem. neden diyecek olursanız, hepimiz bir yerde yetişkin insanlarız ve dışarıya çıkıyorsak yanımıza belli bir miktar para almamız gerektiğinin farkındayızdır. o hesap öyle ya da böyle bir şekilde ödeneceği için hiç düşünmem. nedendir bilinmez ama ben hep alman hesabı yanlısı olmuşumdur buluşmalarda ama yok birisine sözüm varsa o başka.  cinsel hayatınızla dışarı hayatınızı karıştırmayın gençler hangi konumda olursam olayım adamı ''para''larım vallaha :D sınıfta kaldın şeker :D

5. Hangimiz zaman zaman Yıldız Tilbe dinlemedik ki?Müzik konusuna baktığımızda herkes Yann Tiersen'in 2.şubesi nerdeyse.Öyle kaliteli,öyle süper marjinal kişilikleriz ki sıçtığımız boklar bile biblo gibi.Hay allahım ben bi kere çok darlanmışım,canım sıkkın.Msnde de ne dinlediğimiz gözüküyo haliyle.Açmışım bi tane Gülden Karaböcek dertlenmişim.Hemen birisi aşağıdan ''Ya şaka mı:)?'' diye bana yazmış.O sıkıntıyla ben bunu görünce 2-3 aydır konuşup anlaşmama rağmen azına yüzüne sıçıp yollamışım.Geçen hatırlattı,tanıttı kendini yinee artık arabeskçi olmuş ehehehe..Neyse

- Sizin haberinin yok di mi daha? neyden dediğinizi duyar gibiyim. ben çok büyük bir yıldız tilbe hayranıyım ahahahaha :D yerim ben onun oynamasını yaaaa :) neyse şimdi ondan girersem çok uzar. kısaca, kendisini dinledim, dinliyorum ve dinleyeceğim.
insanın kalitesini, orjinalliğini, marjinalliğini ve benzeri hiçbir sıfatını dinlediği şarkıya göre yargılayamayız bence. yapan varsa da tam bir işsizlik örneği söylemek istiyorum :D geçtin tatlım :D

 6. Hangimiz evde annemizle saç baş kavga ederken bi anda çalan telefona ''Alo ifindiiim ivit napiiim ivdi oturuyorum işte'' diye sakin sakin cevaplar vermedik ki? Aslında bunu da çok yapıyoruz.Ailemizde olan sorunları kesinlikle kimseye anlatmıyoruz.Özellikle sevgilimize daha bi anlatmıyoruz.O bizim ailemizi pür neşe,sevimlilik şelalesi,neşe zoptiriği,şirinler köyü olarak gördükçe kendi ailesinin bokluğundan bahsetmek istemiyo.Eee al işte sana karşılıklı ayakta sikmece.Bilmiyorum ya bence insan ''ben dün anneme kafa attım biliyo musun?'' demeli.(ehehehe yani kafa atmamalı tabi) Bazı şeyler biraz daha samimi olmalı...

- Şimdi aslında arayanın kim olduğuna göre değişir halim tavrım ama çoğunlukla, koleksiyon yaptığım maskelerimden birisini hemen kuşanır ve sevgi pıtırcığı olup gülükceler saçarım karşı tarafa. telefonu kapar kapamaz da maskemi yerine koyup annemi mahvetmeye kaldığım yerden devam ederim :D bravo necdet güzel gidiyoruz :D

7. Hangimiz daha sevgili olmadığımız halde o kişiye ''BENİMSİN'' tavrıyla yaklaşmamıştır ki? Aslında en yarak gibi olanı bu bence.Aranda daha ne olup bittiğini bilmiyosun o kişiyle ve gidip trip atıyosun.Bence birini kıskanmaya hakkın olmadığını düşündüğün an kapı kolundan bi farkın kalmıyo.O çok göt bi durum...çok çok hem de..Sevgili desen değilsin,arkadaş desen hiç değil,nesin amk sen? Kuzen misin enişte misin la bioksin beyinli!!!
- Yok hiç yapmam ben öyle şeyler. Sahiplenmem hemen ama karşı taraf bana yapınca çok hoşuma gider niye yalan söyliym ki pıtırcıklar :D sınıfta kaldın otur :D

8. Veee hangimiz özlediğimiz kişiyi düşünürken bir başkası tarafından da biz özlenmedik ki? Bu çok doğru kordineli gidiyo maalesef bu hayatta.Senin özlediğin başkasını özlüyo,başkası da başkasını özlüyo,sonra o en başkası gelip seni özlüyo...Belki bilmeden bi elazığ burma bilezik halkası yaratıyoruz bazen ama hayatta böyle nevrotik.
- Kezban tam 12den vurdun şekerim tebrikler :) Ben bunu hep düşünmüşümdür. yani sırf ben birini özlüyorum onun umrunda değil ama kim bilir kimler de beni özlüyor umursamıyorum manasında değil. canın acır acıttığını düşünürsün, üzülürsün üzdüğünü düşünürsün diye çoğaltabilirim bu durumu. :D offff geçtin sınıfı hadi :D

sonucum 5/8 fena sayılmaz heralde di mi :D

one girlüm bu mimi daha cevaplamadığı için bir kez de ben ona göndereyim istiyorum :D
ayrıca bu mimi almayan başka biri var mı affınıza sığınarak bilmediğimi söylemek istiyorum çünkü en son ben cevapladım zaten :) mimi almayan ve cevaplamak isteyen ilk 2 kişiye sesleniyorum. senindir aslanım :)

şimdi ben de hangimiz ile başlayan bir cümle kuracaktım ama baya bir uzun olacağı için vaz geçtim :D
size asıl iki tane bomba notla devam etmek istiyorum :D

1) çok hırslandım. bir gün öyle bir mim oluşturacağım ki dibiniz düşecek ve adım mim tarihine en derli taşlarla süslenerek yazılacak :D

2) Yakın geçmişte üretimine son verilerek tüm fabrikaları kapatılmış olan oyuncak ayıcığın kanserojen madde içerdiği ortaya çıktı. ay dostlar kıyamam ben hiçbirinize uyarayım istedim. uzak durun yani, hatta elinizde varsa atın gitsin zira mazallah şey kanseri olursunuz bir daha şey yapamazsınız benden söylemesi.
ohhh rahatladım vallaha :D

hepinizi çok seviyorum kendinize iyi bakın öpüldünüz kocaman pıtırcıklar :)